DVD Teknolojisi ile İlgili Herşey
Forum Hakkında | Duyurular Kategorisinde ve Forum Kullanımı & SSS Forumunda Bulunan DVD Teknolojisi ile İlgili Herşey Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> 1-DVD (GENEL)
1.1 ...
-
DVD Teknolojisi ile İlgili Herşey
HERKES İNGİLİZCE KONUŞACAK! NASIL MI? TIKLAYIN!
1-DVD (GENEL)
1.1 DVD Nedir?
Digital Video Disc ya da Digital Versatile Disc anlamına gelen DVD optik depolamadaki en yeni teknolojidir. DVD temelde ses video veya herhangi bir veri depolamada CD den daha büyük ve daha hızlıdır. Pek çok elektronik, bilgisayar, film oyun ve müzik firmaları DVD teknolojisini desteklemektedir. Bu geniş destek sayesinde DVD teknolojisi çok kısa bir süre içinde ev elektronoğine yönelik tüm zamanların en başarılı ürünü haline gelmiştir.
Fiziksel formatlar (DVD-ROM veya DVD-R gibi) ile uygulama formatları (DVD-Video veya DVD-Audio gibi) arasındaki farkı anlamak gerekli. DVD-video televizyon ya da monitöre bağlanan bir DVD player ile izlenen video progamlarının depolandığı ortamdır. DVD rom ise bilgisayar verileri depolar ve DVD-rom sürücüsünde çalışır. Bu fark Audio CD ile CD-rom arasındaki farka benzer. DVD-rom ayrıca kaydedilebilir varyasyonlara da sahiptir. (DVD-R, DVD-RAM, DVD-RW, DVD+RW, bkz 4.3). Uygulama formatlarına ise DVD-Video, DVD-Video Recording (Kayıt) ve DVD-Audio'yu dahil edebiliriz.DVD DVD-ROM sürücüye sahip bilgisayarlar DVD playera ihtiyaç duymadan DVD-video'ları oynatabilir. Ayrıca DVD-Audio denen yeni bir format da tanıtılmıştır.
1.2 DVD'nin özellikleri nelerdir?
2 saatten fazla yüksek kalite dijital video(çift katmanlı ve çift taraflı DVDlerde 8 saati bulan)
standart ya da widescreen televizyonlarda (4:3 ve 16:9) widescreen filmleri destekler.
herbiri 8 kanala kadar destekleyen 8 track'e kadar dijital audio (farklı diller vb.)
32'ye kadar altyazı/karaoke trackler.
farklı kollara ayrılabilen video (farklı hikaye akışları için)
9'a kadar kamera açısı(izlerken farklı bakışaçısı seçilebilir) menüler ve basit interaktif özellikler(oyunlar, quizler vb.) Farklı dillere uyarlanabilen açıklayıcı yazılar(başlık, albüm ismi, şarkı ismi vb.)
Kare kare geri sarım ve hızlı ileri sarma (başlık, zaman, track ya da bölüme göre )
Dayanıklılık (kullanımdan dolayı bozulma olmaz)
manyetik alana duyarlı değildir. Isıya dayanıklıdır.
Compact boyut (taşınması, saklanması kolay.)
Not: Çoğu diskte bütün özellikler bulunmaz. (çoklu ses/altyazı trackleri,bağımsız kollara ayrılma vb.)
Çoğu player bazı standart özellikleri destekler:
Dil seçimi*
özel efektlerle oynatım: dondurma, yavaşlatma, hızlandırma, tarama...
parental lock (istenmeyen sahnelerin oynatılmasını engelleme)*
programlanabilme (seçilmiş bölümlerin otomatik olarak oynatılması) rastgele veya tekrarlı oynatma dijital ses çıkışı (PCM stereo, dolby digital)
Audio CD ile uyumluluk
*Disk tarafından da desteklenmeli
Bazı playerlar ekstra özelllikleri destekler:
Yüksek kaliteli resim için YUV veya RGB video çıkışı Dahili ses dekoderinden 6 kanal analog ses çıkışı DTS dijital surround tracklerin tanınması ve çıkışı Video cdlerle uyumluluk lazer disklerle uyumluluk Divx* (kiralanıp belli sayıda izlenebilen DVD filmler - artık piyasada yok Fakat Bulabilirsiniz) diskleri oynatma yeteneği RF çıkışı(direk video girişi olmayan tv'ler için) çoklu dilde on-screen display desteği.
Dijital zoom (resmin bir bölgesini 2x veya 4x büyütme). Bu bir disk özelliği değil player özelliğidir.
1.3 DVD Video'nun kalitesi nedir?
DVD, stüdyo kalitesine yakın ve CD'den daha iyi ses üretebilir. Videoteyp'e göre çok daha iyi ve lazer diske göre ise genellikle daha iyi.(bkz 2.8) Fakat kalitesi bir çok üretim fakörüne bağlıdır. Sıkıştırma teknolojileri geliştikçe daha yüksek kalitede görüntüler görebileceğiz. Fakat maliyetten kaçmak isteyen bazı üreticiler yüksek kaliteli Mpeg 2 formatı yerine videoteypten bile daha kötü olan Mpeg 1 formatında sıkıştırma yapmaktadır.
DVD video çoğunlukla stüdyonun dijital master kaydından Mpeg 2 formatına çevrilmektedir. Bu çevirinin uyguladığı sıkıştırma işlemi gereksiz (arka arkaya gelen sahnelerde görüntünün hareketsiz veya değişmeyen kısımlar gibi) ve insan gözünün algılayamadığı verileri atarak yapılmaktadır. Ortaya çıkan video üretim kalitesine göre bazı kompleks ve hızlı değişen sahnelerde geçici bozulmalar gösterebilir. Ortalama 3.5 Mbps'de sıkıştırma bozuklukları nadir olarak farkedilebilir. Daha yüksek video transferleri daha yüksek kalitede görüntü sunar ve bozukluklar kaybolur. 6 Mbps seviyesinde neredeyse stüdyo kaydıyla aynıdır.
DVDdeki videoda bazen bloklaşma,bulanıklaşma,renk bozulması, detaylarda eksiklik gibi artifektler (istenmeyen kalıntılar) bulunabilir. Artifekt orjinal resimde olmayan her türlü şeyi kapsayan bir terimdir. Artifektler bazen zayıf mpeg sıkıştırmasından kaynaklanabilir ama genellikle tam ayarlanmamış TV, kötü kablolar,elektiriksel aksam, kötü film transferleri, düzensiz görüntü ayarları ve disk okuma hatalarından kaynaklanır.
İlk üretilen DVD demolarında bazen görüntü kalitesi kötüydü fakat bu iyi işlenmemiş ve üretilmemiş DVD'lerin ne kadar kötü olabileceğinin bir belirtisidir. Birçok demo diskler olabilidiğince çabuk dağıtılabilmesi için hızlı ve kalitesizce sıkıştırılmıştır.
Çoğu televizyonda keskinlik DVD'nin netliğine oranla çok yüksek değerlere ayarlanmıştır. Nasıl bir müzik CD'sini dinlerken tizi çok yüksek bir ayara getirdiğinizde seste rahatsız bozulmalar oluyorsa, bu yüksek keskinlik ayarı da görüntüde bozulmaya neden olur. Bir çok playerde video çıkışının siyah seviyesi Amerikan standardı olan 7.5 IRE yerine Japon standardı olan 0 IRE olarak ayarlanmıştır. İyi ayarlanmamış TV'lerde bu, karanlık sahnelerde görüntüde lekelenmelere neden olabilir. DVD video olağanüstü bir renk gerçekçiliğine sahiptir bu yüzden görüntüde bulanıklığın veya soluk renklerin nedeni ya kaydın yapıldığı orjinal kaynaktan veya iyi ayarlanmamış görüntü sistemlerinden kaynaklanmaktadır.
DVD'nin ses kalitesi mükemmeldir.DVD PCM (pulse code modulation ) dijital ses opsiyonunu da içermektedir. Ayrıca birçok filmde ses sinema salonlarında dinlediğiniz ses teknolojisinin bir türevi olan çok kanallı Dolby Digital ve DTS surround ses formatında kaydedilmiştir. Aynı video gibi ses kalitesi de kayıt ve sıkıştırma sırasında izlenen metodlara göre değişrmektedir. Sıkıştırmadan bağımsız olarak Dolby Digital ve DTS, CD kalitesiyle eş veya daha iyi kaliteye sahiptir.
Not: Burada söylenen ses teknolojileri çoğu dvd filmlerin desteklediği teknolojilerdir fakat bunlardan tam olarak yararlanabilmek için uygun ses aksamına sahip olmak gerekir
1.4 DVD'nin dezavantajları nelerdir?
Filmlerin ve programların yaygınca bulunması zaman alacaktır.
DVD özelliklerinin tanımındaki bazı belirsizliklerin ve disklerle playerların yeterli teste tabi tutulmaması sonucunda bazı uyumsuzluklar baş göstermiştir. Bazı film diskleri bazı playerlarda ya hiç oynamamakta yada tüm fonksiyonlarını göstermemektedir. Henüz videoteypler gibi kayıt yapamıyor. dahili kopye engellemesi ve bölge kilitlemeleri (regional encoding) vardır. Dijital sıkıştırma kullanır. Kötü sıkıştırılmış ses ve video'da bulanıklık, bloklaşma vb. görülür.HDTV'yi tam olarak desteklemiyor. Bazı DVD playerlar ya da sürücüler cd-r'ları okuyamayabiliyor.
Şu anki DVD playerlar ve sürücüler DVD-RAM diskleri okuyamıyor.
Şu anki playerlar normal hızda geri oynatım yapamamakta.
DVD-Audio, DTS Auido ve Divx gibi opsiyonların her DVD player tarafından desteklenmemesi.
1.5 Hangi DVD playerlar ve sürücüler bulunmakta ?
Bazı üreticiler DVD playerların 1996 ortasında piyasaya sürüleceğini duyurmuşlardı ama bu fazla iyimser bir tahmindi. DVD'nin çıkışı ilk başta kopyalama ile ilgili endişe taşıyan film stüdyolarının isteği üzerine politik olarak ertelenmişti. Daha sonraki gecikmenin nedeni ise yeterli sayıda dvd başlıklarının olmamasıydı. İlk playerlar Kasım 96'da Japonya'da daha sonra da 97 Mart'ında ABD'de gözüktü. Bunu takiben diğer bölgelerde de piyasaya sürüldü. Günümüzde bir çok firmadan yüzlerce çeşit player piyasaya sürülmüş bulunmakta. Playerların fiyatları ilk başlarda 1000 dolardan başlarken şu anda 200 dolara kadar inmiş durumda.
DVD-ROM sürücüye sahip ilk bilgisayarı Fujitsu 6 Kasım 1996'da piyasaya sürdü. 97'nin ilk aylarında Toshiba ilk DVD-ROM sürücüsünü ve DVD-ROM'lu bilgisayarını piyasaya sürdü. Toshiba, Pioneer, Panasonic, Hitachi ve Sony 97'nin ilk aylarında örnek DVD-ROM sürücülerini göstermeye başladılar ama bunların piyasada görülmesi Mayıs ayından sonra oldu. İlk upgrade kitleri (DVD-ROM sürücü ve decoder kart ikilisi) Nisan ve Mayıs 1997'de Creative Labs, Hi-Val ve Diamond Multimedia tarafından piyasaya sürüldü.
Şu anda tanınmış her PC üreticisinin DVD-ROM sürücüye sahip modelleri bulunmaktadır. Bu modellerin fiyatlarında CD-ROM sürücüye sahip aynı modellerden 30 ila 200 dolar arasında fark olmakta.
1.5.1 Hangi DVD player'ı almalıyım ?
Piyasada bir çok iyi player var. Modern DVD playerların tamamı mükemmel video ve ses yeteneğine sahip. Sizin için hangisinin uygun olduğunu bulurken kişisel tercihlerinizin, bütçenizin ve varsa halihazırdaki ev sineması sisteminizin özellikleri belirleyici olacaktır. Çok yüksek seviyeli bir home theatre sistemine sahip olmadığınız sürece $400 doların altındaki bir player tamamen işinizi görecektir. Playerların bir listesini çıkarabilmeniz için önce kendi isteklerinizi bir listesini çıkarın (CD-R'ları oynatabilme yeteneği, Video-CD desteği, 96khz/24-bit ses çözümleme, DTS Dijital Çıkış, dahili 6-kanal Dolby Digital decoder gibi). Daha sonra bütçenize uygun playerları kullanım kolaylığı (kumanda tasarımı, kullanıcı arabirimi, ön panel kontrölleri gibi) yönünden deneyin. Belirli bir fiyat seviyesinde görüntü ve ses kalitesi yönünden büyük farklılıklar olmayacağı için ek özellikler uygun playerı seçmenizde en önemli etken olacaktır. Devamlı kullanacağınız uzaktan kumanda eğer sizin tarzınıza uymuyorsa sizi çıldırtabilir. Bazı durumlarda (özellikle progressive video isterseniz) DVD player yerine DVD PC almayı düşünebilirsiniz.
Aşağıda DVD alırken kendinize sorabileceğiniz bazı sorular var:
-Seçilebilir ses ve altyazı, çoklu açıdan izleme, görüntü oranı ayarlaması, yetişkin ayarlamaları, hızlı ve yavaş oynatma, mükemmel dijital video, çok kanallı dijital ses, Dolby Pro Logic alıcılarla uyumluluk, on-screen menüler, çift katmanlı oynatma ve müzik CD'lerini oynatma özelliklerini istiyor muyum? Cevap evetse bu yanlış bir soru çünkü tüm DVD playerlar bu özellikleri destekliyor.
-DTS ses istiyor muyum? O zaman DTS Digital Out logosuna sahip playerlara bakın.
-Video CD izlemek istiyor muyum? O zaman Video CD'lerle uyumlu playerları tercih edin
-Kulaklık seti istiyor muyum?
-İngilizce dışındaki dillerde menü istiyor muyum? O zaman multilanguage (çoklu dil) desteğine sahip playerları seçin
-Kendi yapımınız CD-R müzik CD'lerini dinlemek istiyor muyum? O zaman dual laser (ikili laser) özelliğini arayın
-Tüm ev sineması sistemimi tek bir kumanda ile kontrol etmek istiyor muyum? O zaman programlanabilir universal uzaktan kumandaya sahip bir playerı tercih edin veya şu anki universal kumandanızın alacağınız DVD player ile uyumlu olup olmadığına dikkat edin
-Filmdeki detayları görmek için zoom yapmak istiyor muyum? O zaman resime zoom yapma yeteneğine sahip playerları seçin
-HDCD oynatmak istiyor muyum? O zaman HDCD logosunu arayın
-Alıcım sadece optik veya sadece coax dijital girişe mi sahip? O zaman playerın çıkışlarının uygun olduğuna dikkat edin
-Siyah seviyesi ayarı istiyor muyum?
Daha fazla bilgi ve aşağıdaki sitelerdeki donanım incelemelerini veya kullanıcı yorumlarını okuyabilirsiniz:
1.6 Hangi DVD başlıkları bulunmakta ?
Aynı playerlarda olduğu gibi 1996 yılbaşında yüzlerce filmin DVD olarak piyasada olacağı tahminleri gerçekleşmedi. Japonya'da Kasım 1996'da DVD çıkışını ilk yaptığında piyasada çoğunluğu müzik videolarından oluşmak üzere oldukça sınırla sayıda DVD başlığı bulunmaktaydı. Fimler Aralık ayında gözükmeye başladı. Nisan ayına gelindiğinde Japonya'da 150 başlık piyasada bulunmaktaydı. ABD'de filmler 1997 Mart'ında piyasada gözükmeye başladı. ABD'de piyasaya sürülmesini takip eden ilk iki hafta içinde 19000 adet disk satılmıştı. InfoTech 97 sonunda 600, 2000 sonunda ise 8000 başlığın DVD olarak piyasada olacağını tahmin etmişti. 97 Aralığına gelindiğinde 1 milyon DVD disk satılmıştı. Haziran 1999'a gelindiğinde ise 30 milyon disk satılmıştı. 2000 Haziranı'na gelindiğinde ABD'de 9000 DVD başlığı bulunmaktaydı. Diğer teknolojilerle karşılaştırıldığında (CD, Lazer Disk) bu rakam oldukça büyük bir sayı.
DVD donanımının ve yazılımının Avrupa'da piyasaya çıkması ABD'nin bir yıl gerisinde oldu ama 1998 sonuna gelindiğinde DVD Avrupa'da da kendine önemli bir yer edindi.
DVD-ROM üzerindeki yazılımlar ise biraz daha yavaş bir şekilde piyasada gözükmeye başladı. Piyasa daha da büyüyene kadar DVD-ROM'da piyasaya sürülen bir çok yazılım çoğunlukla bir donanım ya da yazılımın yanında promosyon olarak verilenlerden oluşmakta. IDC 1998 sonuna kadar yazılımların %13'ünün DVD-ROM formatında piyasaya sürüleceğini tahmin etmişti ama bu tahmin gerçekleşmedi. Bir açıdan bakılırsa DVD-ROM'lar CD-ROM'ların sadece daha büyük (kapasite) ve daha hızlı olan bir çeşidi. Ama diğer yandan DVD-ROM sürücüye sahip bilgisayarlarda yüksek kalitede video ve çok kanallı ses gibi avantajlarını da sunmuş oldu.
1.6.1 DVD Yorumlarını Nereden Okuyabilirim?
http://beyazperde.mynet.com ve http://www.film.gen.tr
1.6.2 Favori Filmimin DVD'si niye Yok?
Bir DVD'nin piyasaya çıkıp çıkmamasını belirleyen pek çok faktör vardır. Bazen yönetmen ya da yapımcı DVD çıkışları üzerinde yasal haklara sahip olduğundan yetki onlardadır. Ama genellikle bu tarz telif hakları filmin yapımcı stüdyolarına aittir. Bazen DVD, belli ülkelerde piyasaya çıkarken, diğer ülkelerde satılmaz. Bunun da sebebi filmin telif ve dağıtım haklarının farklı ülkelerde farklı firmalara ait olabilmesidir. Bu stüdyolar da genellikle halkın talebine göre hareket ettiği için çıkmasını istediğiniz DVD konusunda firmalara baskı yapabilirsiniz.
1.6.3 Kaliteli Dvd, Dvd' rip, HQ, BRRip ve HDRip Filmlerine Nereden Uluşabilirim
Forum Siteleri (Reklam içermemesi için yazılmadı. Yöneticiler site ismini ekleyebilir)
1.6.4 IMDB Top 250 Listesine Tr, Dual, Altyazı Yüksek Çözünürlükte Nereden Ulaşabilrim
(Forum Siteleri Reklam içermemesi için yazılmadı. Yöneticiler site ismini ekleyebilir)
1.7 DVD Playerların fiyatları ne kadar?
DVD-playerların fiyatları 40 dolardan başlıyor ve 3000 dolara kadar çıkıyor. Bilgisayarlar için olan DVD-ROM ve kitlerin fiyatları ise 30 dolardan başlayıp 400 dolara kadar çıkmakta.
1.8 DVD disklerin fiyatları ne kadar?
Değişir ama liste fiyatları 20-30 dolar arasında iken piyasada satış fiyatları 15-25 dolar arasında değişmektedir. Düşük fiyatlı filmler 10 dolar gibi fiyatlara bulunabilir. DVD, kiralanan VHS videoda uygulanan yüksek fiyatlı politikayı izlememekte. (Çevirenin Notu:Burada verilen fiyatlar Amerika'daki fiyatlardır. Ülkemizde fiyatlar her zamanki gibi daha yüksek. İkinci bölge filmlerin fiyatları 30-35 dolar arasında iken 1. bölge filmlerin fiyatları 40-45 dolar civarında. Bu yüzden yurtdışından internet üzerinden toplu sipariş yapmanız önerilir).
DVD-ROM'lar daha fazla bilgi barındırdığı ve daha pahalıya mal olduğu için başlangıçta CD-ROM'lardan daha pahalı olacaklardır. Ama üretim maliyetleri düşüp, DVD-ROM sürücü kullanımı arttıkça fiyatlar CD-ROM'ların şu anki fiyatlarına düşecektir.
1.9 DVD ne kadar bir süre içinde piyasada kendisine oturmuş bir yer oluşturacak ?
İlk tahminlerde olduğu kadar hızlı değil ama video kaset, laserdisk ve CD'den daha hızlı yaygınlaşıyor. Daha üçüncü yılına girmeden DVD tüm zamanların en başarılı ev elektroniği ürünü haline geldi.**
Bazı tahminler:
InfoTech'in 1996'da yaptığı tahmine göre 2005'te 80 milyon DVD oynatıcısı satılacağını öngörmüş
Paul Kagan, 1997'de yaptığı tahmine göre 2006'da 40 milyon DVD oynatıcısı satılacağını öngörmüş.
Toshiba 1996'da yaptığı tahmine göre 2000 yılından itibaren CD-ROM sürücüsü satılmayacağını öngörmüş.
Jon Peddie 2000 Haziran'da yaptığı tahmine göre 2004'ta 20 milyon DVD oynatıcısı satılacağını öngörmüş.
Understanding & Solutions'ın 2002 Nisan'da yaptığı tahmine göre DVD oynatıcıları 2006'da İngiltere'de 70% daha fazla yaygınlaşacak.
Bazı gerçekler:
2001
Amerika'da 12.7 milyon DVD-Video oynatıcısı
Amerika'da 45 milyondan fazla DVD-ROM sürücüsü.
Dünya genelinde 90 milyondan fazla DVD-ROM sürücüsü.
2002
Amerika'da 17 milyon DVD-Video oynatıcısı
Amerika'da 75 milyondan fazla DVD-ROM sürücüsü.
Dünya genelinde 140 milyondan fazla DVD-ROM sürücüsü.
1.10 Bölge, ülke kodları veya bölge kilitleri nelerdir?
Film stüdyoları filmlerinin gösterim tarihleri ülkeden ülkeye değiştiği için dvd filmlerin farklı ülkelerde piyasaya çıkmasını kontrol etmek istiyorlar. Bu sayede bir filmin vizyona girmeden o ülkeye dvd'sinin girmesini engellemek istiyorlar. Bu yüzden belli disklerin sadece belirli bölgelerde oynatılabilmesini sağlayacak bir standart istediler ve ortaya bölge kodları denen sistem çıktı. Playerlarda satıldığı bölgeye uygun bir kod olacak ve bu bölge koduyla piyasaya sürülmüş dvd'leri oynatabilecek. Bu bir ülkeden aldığınız bir diski bölge kodunun tutmadığı başka bir ülkede oynatamayacağınız anlamına gelir.
Bölge kodları disklerin üreticileri için opsiyoneldir. Kodsuz diskler her bölgede oynatılabilir. Bazı stüdyolar sadece yeni vizyona giren yapımlarında bölge kodunu kullanacaklarını belirtmişlerdi ama bu sadece sözde kaldı. Bundan 50 sene önce çıkan filmlerin disklerinde bile bölge kodunu görmekteyiz. Sekiz tane bölge kodu vardır. Playerlar ve diskler üzerlerindeki numaralara göre tanımlanır.
Bunlar:
1: Kanada ve A.B.D
2: Japonya, Avrupa, Güney Afrika, Ortadoğu (Mısır dahil) (Ç.N.: Türkiye bu bölgede)
3: Güneydoğu Asya,Doğu Asya (Hong Kong dahil)
4: Avustralya, Yeni Zelanda,Pasifik Adaları, Orta ve Güney Amerika,Meksika
5: Eski Sovyetler Birliği Ülkeleri, Hindistan,Afrika, Kuzey Kore,Moğolistan
6: Çin
7: Reserve edilmiş
8: Uçak ve gemiler gibi uluslarası yolcu araçları
Bazı bölge kodlu playerlar tüm kodları oynatabilecek şekilde değiştirilebilir fakat bu genellikle garantiyi kaldırır. Piyasada kodu "0"'a ayarlanmış kodsuz playerlar bulabilirsiniz fakat bazı dvd disklerde kodu kontrol eden programlar olmakta ve bu kodsuz playerlarda oynamamakta. Bunun yerine player alacakken multi-kodlu playerları almanızı tavsiye ederiz. Bu tip playerlarda sizin istediğiniz diske göre kodu değiştirebileceğiniz switchler olur. Playerlar üzerinde yapabilecek değişikliklerle ilgili aşağıdaki sitelerden bilgi alabilirsiniz:
Code Free DVD, dvdkits.com, DVD Upgrades, Link Electronics, PlanetDVD, 7thZone, Techtronics, Upgrade Heaven.
Aynı şekilde DVD-ROM sistemlerinde de bölge kodları bulunmaktadır ama bunlar sadece DVD-Video disklere uygulanmaktadır. Yeni çıkan DVD-ROM sürücülerin bazılarında bölge kodu bulunmazken bir kısmıda da belli bir sayıya kadar size bölge kodunu değiştirmeye izin verir. Aşağıdaki sitelerde pc'de bölge kodlarının değiştirilmesi ile ilgili daha fazla bilgi bulabilirsiniz.
DVD Infomatrix
Visual Domain
1-11 Kopyalamaya karşı ne gibi önlemler bulunmakta?
CPSA (content protection system architecture) DVD dünyasında güvenlik ve erişim kontrolleri alanındaki tüm çalışmaları kapsayan bir yapının genel adıdır. 4C olarak bilinen Intel, IBM, Matsushita ve Toshiba firmalarının ortaklaşa geliştirdiği CPTWG (Kopyalamaya Karşı Koruma Teknik Araştırma Grubu) analog ve dijital çıktıların korunması, encryption ve watermarking gibi konularda çalışmalar yürütmektedir. DVD alanındaki koruma önlemleri çok geniş bir araştırma sahası oluşturmaktadır.
1-12 DVD-Audio nedir?
1996 yılında DVD ilk çıktığı sıralarda, her ne kadar DVD-Video'nun ses kalitesi CD'den çok daha iyi olsa da DVD-Audio formatı ortada yoktu. DVD Forum'u müzik endüstrisi ile birlikte Şubat 1999 yılında DVD-Audio 1.0 formatını açıkladı. DVD-Audio ürünlerin 99 sonuna doğru piyasaya çıkması bekleniyordu ama gecikti. Gecikmenin nedeni kopyalamaya karşı olan engelleme sistemlerinin seçim araştırmalarıydı. CSS korumasının kırılması ile ortaya çıkan endişeler üzerine ürünlerin piyasada boy göstermesi 2000 ortalarına ertelendi. Ertelenmenin bir diğer nedeni de donanımın henüz tam olarak hazır olmaması ve müzik firmalarından yeterli desteğin sağlanamamış olmasıydı. Pioneer 1999 sonunda Japonya'da bir DVD-Audio player piyasaya sürdü ama bu player kopyalamaya karşı korumalı diskleri oynatamayacak.
DVD-Audio formatı DVD-Video'dan farklıdır. Piyasada DVD-Audio formatını tanıyan playerlar olsa da büyük kısmı bu formatla uyumlu değildir. Her ne kadar şu anki DVD playerlarda çalışabilecek DVD-Audio disklerin üretimi mümkün olsa da bu uygulanmamakta ve DVD-Audio disklerdeki veriler, DVD diskin çoğu playerın hiç bakmadığı Audio_Ts dizini altında saklanmaktadır. Bu diskleri okumak için ya yeni DVD-Audio playerlar ya da her iki formatı da tanıyan universal playerlar kullanmak gerekir.
DVD-Audio playerlar şu anki "receiver" lar ile uyumludur. PCM ve Dolby Digital formatlarında çıkış verir. Bazıları opsiyonel olarak DTS ve DSD formatlarını da destekleyecektir. Öte yandan şu anki "receiver"lar yeni teknoloji PCM sesi çözememekte ve ses çözülse bile standart dijital ses bağlantılarına taşınamamaktadır. High-end dijital analog converterlara (çevirici) sahip (DAC) DVD-Audio playerlar, 2 veya 6 kanal analog girişe sahip receiverlara sesi gönderebilirler ama receiver sesi tekrar dijital formata çevirirken kaliteden kayıp verir. Gelecekte çıkacak ve IEEE 1394 (Fire Wire) gibi gelişmiş dijital bağlantılara sahip receiver'lar sayesinde DVD-Audio tüm kalitesi ile çözülebilecek.
DVD-Auido'da kopyalamaya karşı koruma, sese insan kulağının duyamayacağı bir seviyede şifreli bir sinyal eklenerek yapılmaktadır. Audiofiller bu özelliğin sesin kalitesini düşürdüğünü iddia etmişler fakat 4C tarafından yapılan testlerde en iyi kulağa sahip dinleyiciler bile eklenen şifre sinyalinin farkına varamadılar.
--
Şu an için DVD-Video CD-Audio 'dan daha iyi surround ses vermektedir.
1.13 Hangi stüdyolar DVD'yi desteklemektedir ?
1997 yılında DVD playerlar piyasaya ilk çıktığında büyük stüdyolardan sadece Warner ve Polygram DVD filmler sunmaktaydı. Bazı küçük firmalardan da bazı filmler bulunmaktaydı. Ama o günden bu yana diğer büyük stüdyolarda DVD piyasasına girdiler.
En son olarak Dreamworks DVD'ye tam destek verdiğini açıkladı. İlk başta Paramount, Fox ve Dreamworks sadece Divx'i destekleyeceğini açıklamıştı ama 1998 yılında her biri DVD'yi desteklediklerini açıkladılar.
1.14 DVD Video'ya TV'den kayıt yapabilir mi?
Kısa cevap:Henüz değil ama çok yakında evet. Pioneer ve Philips ev kullanımı için bazı DVD video recorderların duyurusunu yaptı.
Uzun Açıklama: Analog videoyu DVD üzerine kaydetmek incelik gerektiren bir işlemdir. DVD üzerinde ses ve görüntü üretmek için gerekli minimum kıstaslar MPEG video akışı ve en basitinden bir PCM Audio track'tir. Temel DVD kontrol kodları da gereklidir. Şu anda canlı ve eşzamanlı video ve audio sıkıştırması yapıp bunu DVD-V bilgisiyle birleştirip DVD'ye yazmak oldukça zordur. Bunu bir ev rekorder'ında yapabilseniz bile çok pahalıya patlar. DVD üretim sistemlerinin fiyatları milyonlarca dolardan onbinlerce dolar seviyelerine düşmüş olsa da 500 dolar seviyesine inmesine daha çok var. 1997 yılında Hitachi bir DVD-RAM sürücü, harddisk (aracı olması için), iki MPEG 1 enkoder ve 1 MPEG 2 dekoder içeren bir ev DVD rekorder'ının tanıtımını yaptı.
Diğer Zorluklar: İlk boş disklerin fiyatı 20-30 $'dan başlayacak. Kapasitesi önceden kaydedilmiş DVD'lerin 3/4'ünden daha az olacak. Eşzamanlı sıkıştırmanın ihtiyaç duyduğu yüksek veri yüzünden kapasitesi daha da azalacak. Mpeg-2 sıkıştırması yüksek kaliteli bir kaynakta daha iyi çalışır bu nedenle VHS veya TV'den kayıt yapmak iyi sonuçlar vermeyebilir.
Kaydedilebilir DVD ortamlarıyla ilgili önemli bir şey vardır: Bunlar verileri saklayabilirler ancak tüm özelliklere sahip bir DVD Video, video sıkıştırma(MPEG), audio sıkıştırma (Dolby Digital, PCM, MPEG), altgörüntü sıkıştırma, navigasyon vb. için ek yazılım ve donanıma ihtiyaç duyar.
Tüm zorluklara rağmen bir çok DVD üreticisi evde kullanılabilecek kaydedilebilir DVD üstünde çalışmaktalar. 2000 yılı içinde bir grup DVD recorder piyasaya çıkacak.
1.15 Eğer Disk Çizilirse Ne Olur?
Çoğu çizikler kolayca düzeltilebilen önemsiz kanal veri hatalarına neden olur. Daha açık anlatmak gerekirse veriler DVD üzerinde 6 mm'ye kadar olan çiziklerde kaybolmayacak şekilde güçlü hata düzeltme teknikleri ile depolanır. Yüksek depolama yoğunluğu ve yoğun olarak sıkıştırıldığı için DVD'deki çiziklerin " CD'dekilerden daha tehlikeli olduğuna dair yanlış bir inanış vardır. DVD veri yoğunluğu CD'ninkinin 4 katıdır. Bu yüzden aynı çizik DVD'de daha fazla veriyi etkileyecektir. Ancak DVD hata düzeltme sistemi CD'ninkinden 10 kat daha fazladır, bu da veri yoğunluğundan kaynaklanan sorunun olumsuz etkisinden çok daha fazla olumlu etki yaratır. Ayrıca Mpeg-2 ve Dolby Digital formatları algılanamayan özelliklerin azaltılması ya da kaldırılması üzerine kurulu olduğundan, sıkıştırılan veriler açıldığında beklendiği kadar fazla yer kaplamaz. Büyük çizikler ise bilgisayarda düzeltilmesi imkansız I/O hatalara veya görüntüde yer yer bozulmalara neden olur.
1.16 VHS yeterince iyi, neden DVD ile uğraşayım?
DVD'nin başlıca özellikleri kalite ve extra özellikleridir. DVD üzerinden zaman geçtikçe ya da defalarca seyredildikçe bozulmaz.
1.17 Paketlemesi CD'den farklı mı?
Kullanıcıların DVD disklerin CD playerlarında oynayabileceği hatasına düşebileceklerinden korkan üreticiler bu yüzden DVD'lerin paketlemesinin (kutusunun) farklı yapılmasında karar kıldılar. VSDA'nın tavsiyesi doğrultusunda bir CD kutusu genişliğinde ve VHS kaset kutusu boyunda olan DVD kutuları bulunmaktadır.
1.18 Dual-layer( Çift Katmanlı) disk nedir? Her playerda çalışır mı?
Çift katmanlı bir disk iki tane veri katmanına sahiptir. Bunlardan biri lazerin içinden geçip diğer katmanı okuyabilmesi için yarı saydamdır. İki katman da aynı taraftan okunabildiği için iki katı fazla veri depolar ve bu da 4 saatlik bir video filmine eşdeğerdir. Çoğu çift katmanlı disk şu an piyasadadır. İlk başlarda sadece belli fabrikalar çift katmanlı disk üretebiliyordu ancak şu anda hepsi bu işi başarabiiyor. İkinci katman PTP(paralel track yolu) ya da OTP(zıt track yolu) şeklinde yazılabilir. PTP'de iki katmandaki trackler birbirine paralel ilerlerler. Bu yöntem videoya paralel farkı efektler veya farklı bilgi saklamak için kullanılır.OTP'de ise ikinci track birincinin ters yönüne ilerlerleyen bir spiral şeklindedir yani okuyucu kafa birinci track'i dıştan içe doğru okuduktan sonra ikinci track'i içten dışa doğru okur. Bu yöntem iki katman arasında sürekli video akışı sağlamak içindir.
Bütün DVD playerlar ve sürücüler çift katmanlı diskleri okuyabilirler. Aynı zamanda her player ve sürücü, çift taraflı diskleri okuyabilir. (Ters çevirdiğiniz takdirde). Henüz hiçbir üretici diski çevirmeden her iki tarafı da okuyabilen bir player üretmedi.
Çift katmanlı diskleri tanımanın çeşitli yolları vardır: 1)altın renk 2)widescreen ya da letterbox gibi iki seçeneğin karşınıza çıkması 3)tek tarafta 2 seri numarası.
1.19 DVD-Video dünya çapında bir standart mıdır? NTSC, PAL ve SECAM ile çalışır mı?Videoteyp ve laserdiskte olduğu gibi DVD-V'da (DVD Video) da aynı NTSC-PAL sorunu karşımıza çıkar. DVD'deki Mpeg video dijital bir formattır ve birbiriyle uyumsuz iki formattan birine uygun olarak formatlanmıştır: 525/60 (NTSC) veya 625/50 (PAL/SECAM). Farklı sistemlerde oynatılmak için hazırlanmış disklerde üç fark vardır: resim boyutu; pixel boyut oranı (720x480 vs. 720x576) ve frame sayısı (29.97 vs. 25); ve surround ses. (Dolby Digital vs. MPEG). (Bkz. 3.4 ve 3.6). Normal video filmler 24 kare/sn formatında saklanmaktadır ancak DVD'ye aktarılmadan önce bu iki sistemden birine uygun olarak formatlanır. Her PAL DVD Player Dolby Digital sesi verebilir ama hiçbir NTSC player MPEG sesi veremez.
Bazı playerlar sadece NTSC diskleri, bazıları sadece PAL diskleri bazıları ise her ikisini birden oynatabilir. PAL ülkelerinde satılan playerlar her ikisini de okur. Bu multi standart playerlar, NTSC'yi kısmen 60 HZ'lik PAL (4.43 NTSC) sinyaline çevirir. Bu sinyal, 60 Hz'lik sinyalleri çalıştırabilen bir PAL TV'ye ihtiyaç duyar. Çoğu modern PAL Tvler bu 60 Hz'lik sinyalleri çalıtırabilirler. Çok az multi-standart PAL playerlar 525/60 NTSC disklerden gerçek 3.58 NTSC çıkış verebilir. Bunun için NTSC ya da multi-standart bir Tv'ye ihtiyaç vardır.
1.20 Çizgi Animasyonlarda Durum Nedir? Sıkıştırma kalitesiz sonuçlara neden olmuyor mu?
Bazıları elle çizilen çizgi filmlerin MPEG-2 formatında sıkıştırılması sonucunda kalitenin bozulduğunu iddia etmekte. Bazıları da çizgi filmlerdeki görüntülerin çok basit olması nedeni ile daha kolay ve iyi sıkıştırılacağını iddia etmekteler. İkisi de tam doğru değil.
Birbirini takip eden karelerdeki çizimlerdeki ve hizadaki farklılıktan kaynaklanan "jitter" adıyla anılan bir görüntü bozukluğundan söz edilmekte. Disney'de çalışan bir animasyon uzmanı modern animasyon teknikleri ile birlikte bu sorunun ortadan kalktığını işaret ediyor. Böyle bir sorun olsa bile MPEG-2'nin hareket tahmin özelliği sayesinde üstesinden gelineceği belirtelmekte.
MPEG-2 formatında sıkıştırma yapılırken görüntü kare bloklara ayrılmakta ve frekans bilgisine dönüştürülmekte. Bu, animasyonlarda bolca bulunan keskin kenarlarda ve çizgilerde bir soruna neden olabilmekte. Yüksek frekanstaki bilginin kaybı köşelerde bulanıklık gibi sorunlara yol açmakta. Ama DVD için kullanılan veri oranları ile bu problem görülmemektedir.
1.21 Neden bazı DVD'lerde filmin ortasında diskin diğer tarafını değiştirmek gerekiyor? Tek bir yüz 4 saatlik filmi saklayamıyor mu?
DVD'lerdeki çift katman teknolojisi sayesinde tek bir yüze dört saate yakın film kaydedilebilmesine rağmen bazı disklerde filmer diskin iki yüzeyine yayılmış durumdadır ve bu yüzden filmin ortalarında bir yerde diskin diğer tarafını çevirmek gerekir. Bu tip disklerin bir çoğu yapımcıların çift katmanlı disk kullanmayışından ya da sıkıştırmaya gerekli özeni vermemesinin ürünüdür. Bu yapımcılar daha kaliteli görüntü iddiası ile sıkıştırma işlemini optimize etmemekteler. Bu yerinde olmayan bir bahanedir çünkü çoğu videoda özenli sıkıştırma yapıldığında daha iyi bir görüntü elde edilecektir. Çift-katmanlı üretim tesislerinin yeterli sayıda olmadığı bahanesi de doğru değildir. 1997 yılında çok az merkezde çift-katmanlı disk üretilebiliyordu ama şu anda bu durum değişti. Hiç bir playerın diski ters çevirme imkanı yoktur ama buna gerek de yok çünkü çift-katmanlı diskler kullanılarak bir yüzeye rahatlıkla dört saatlik video saklanabilmekte.
Not: Bir yüzeyinde WIDESCREEN diğer tarafında ise tam ekran PAN&SCAN versiyonun bulunduğu filmler için yukarıdaki açıklama geçerli değildir.
1.22 Görüntü neden sıkıştırılmış ve boylar uzamış gibi gözüküyor?
Bunun nedeni Widescreen TV'lerde izlenmek üzere hazırlanmış anamorphic görüntüyü seyretmekte olmanız. Playerınızın menüsüne girip 16:9'luk widescreen bir TV yerine standart 4:3 formatında bir TV'nizin olduğunu belirtmeniz gerekiyor. Görüntü otomatik olarak letterbox gösterilmeye başlanacaktır. Bazı durumlarda görüntünün oranını disk oynarken kumandadaki "aspect" tuşuna basarak ayarlamanız gerekebilir.
1.23 Tüm videolar Dolby Digital mi? Hepsinde 5+1 kanal var mı ?
Çoğu DVD-Video'da Dolby Digital soundtrack bulunmakta. Ama bu bir şart değil. Bazı disklerde (özellikle sadece ses içerenlerde), PCM soundtrack de bulunabilmekte. 625/50 PAL disklerin bazılarında da sadece MPEG ses kullanılabilir ama şimdiye kadar bu format fazla kullanılmadı.
Dolby Digital etiketini görmeniz bunun illaki 5.1 kanallı olduğu düşüncesini doğurmasın. Dolby Digital bir soundtrack 5.1 kanal dışında mono, dual mono, stereo veya Dolby Surround stereo da olabilir. Mesela Blazing Saddles ve Caddyshack gibi filmler orjinalinde mono kayıt, bu yüzden bu filmlerin DVD'lerindeki Dolby Digital soundtrack de mono. Bazı DVD kutularının üstlerinde Dolby Digital logosunun altında kaç kanal olduğunu belirten bir bir bilgi vardır. Bazı durumlarda ise Dolby Digital soundtrackin birden fazla versiyonu aynı disk üzerinde olabilir. 5.1 kanallı bir versiyonun yanısıra stereo Dolby Surround sistemler için hazırlanmış bir soundtrack. Daha ayrıntılı bilgi için bakınız 3.6
1.24 DVD'lerde lazer deliği var mı ?
DVD'lerin piyasaya çıkışından önce genellikle "laser rot" olarak bilinen, oksitlenme ve kimyasal etkilerden dolayı alüminyum tabakada oluşabilecek bozulmaya maruz kalan lazer diskler vardı. Bu genellikle, kopyalamada yeterince saf olmayan ****l kullanımından kaynaklanan ve mekanik stres, eğilme ve termal etkiler sonucu ortaya çıkan bir durumdu. Yapıştırıcılarda yer alan kimyasallarla birlikte bazı gazların ve nemin de plastiğe nüfuz etmesiyle tabakalar zarar görebiliyordu.
DVD'ler de lazer diskler gibi 2 plağın yapıştırılmasıyla oluşuyor. Bununla birlikte DVD'ler hem daha sert bir yapıya sahip, hem de daha yeni bir yapıştırıcı türü kullanılarak üretiliyor. DVD kalıpları lazer disklerde kullanılan PMMA'dan yaklaşık 10 kat daha az nem çeken poli-karbonattan üretiliyor.
1.25 Hangi başlıklar sadece Pan & Scan olarak bulunmakta ?
Bazı filmlerin letterbox ya da anamorphic transferleri olmadığından sadece Pan & Scan versiyonu piyasada bulunmakta. (Pan & Scan ve anamorphic formatalarla ile ilgili daha fazla bilgi almak için bkz: 3.5) Transferler 50bin ile 100bin dolar arasında fiyatlara malolduğu için stüdyo yeni bir transfer yapmak istemeyebilir. Bazen de orjinal film ya da filmin hakları artık yeni bir transfer yapmak için elde olmayabilir. Eski filmler ise 1.37 görüntü oranında çekildiği için Widescreen versiyonlarının olması mümkün olmadığından sadece Pan & Scan olarak bulunmakta. Pan & Scan filmlerin listesini Film Vault sitesinde bulabilirsiniz.
1.26 Pioneer DVD playerımda Subtitlelardan (Altyazı) nasıl kurtulabilirim?
Uzaktan kumandanızda Subtitle tuşuna ardından da Clear ya da 0 tuşuna basın. Menüleri kullanmanıza gerek yok.
1.27 Katman değişikliği nedir ? Diskin neresinde bulunur?
Yüksek veri oranında kaydedilen ya da iki saatten uzun olan filmlerde video diskin bir yüzündeki iki ayrı katmana dağıtılır. Player bir katmandan diğerine geçerken video ve ses bir saniyeliğine donabilir. Bu donma süresinin uzunluğu playera ve diskin yapısına göre değişebilir. Bu bir arıza değildir. Daha fazla bilgi için bkz: [1.18] Filmlerdeki katman değişikliği noktalarının listesini Film Vault sitesinde bulabilirsiniz.
1.28 Disk Dolby Digital ama 2 kanallı surround bir ses alıyorum. Neden?
Bazı disklerde (özellikle Columbia TriStar'ın filmleri) birinci trackde 2 kanallı Dolby Surround ses (veya sadece stereo), ikinci trackde ise 5.1 kanallı ses bulunmakta. Dolby Surround ya da stereo sistemler için ayrıca optimize edilmiş soundtrack hazırlayan firmalar, standart olarak en fazla kullanılan ses sisteminin seçili olması görüşüne sahipler. Bu nedenle kendiniz ses ayarlarına girip 5.1 kanallı tracki seçmediğiniz sürece player standart olarak 2-kanallı soundtracki oynatacaktır. Bu durumnun dışında, Dolby Digital'in de her zaman 5.1 kanallı olması gerekmediğini de unutmayın. 3.6'ya bakın.
1.29 A-B arasını tekrarla özelliği neden bazı disklerde çalışmamakta?
DVD'lerin arama, durdurma, tarama gibi neredeyse tüm özellikleri seçilemez duruma getirilebilir ve böylelikle player'ın segmentlerin başına dönüşü engellenmiş olur. Eğer player, segmenti tekrarlamak için saati kullanıyorsa, zamankodu bulunmayan disklerde sorun çıkacaktır. Genellikle DVD üreticileri tekrarlama özelliğinin koruması olup olmadığına dikkat etmez.
1.30 1., 2. ve 3. nesil DVD'ler arasındaki fark nelerdir?
Herkesin farklı bir yorumu olacağından bu sorunun çok mantıklı bir yanıtı yoktur. "2. nesil" ve "3. nesil" ifadeleri aslında DVD-Video oynatıcılarıyla DVD-ROM sürücülerine denk gelmektedir. Genel anlamda, DVD'deki yeni teknolojilerin çıkışını anlatmaktadır. Ancak bu terimler, şimdiye kadar kayıt ya da oyun amaçlı DVD ürünleri için kullanılmamıştır.
Bazılarına göre, 2. nesil DVD oynatıcıları 1997'de, 3. nesil playerlar ise 1998 başında ortaya çıkmıştır. 2. nesli HD playerlar olarak kabul eden grup ise bu tarihi 2003'lere kadar çıkarmaktadır.
1.31 Hybrid DVD ne demek?
Bu sorunun yanıtını öğrenmek mi istiyorsunuz? Siz kaşındınız..
1. Hem DVD-Video oynatıcılarında hem de DVD-ROM PC'lerde çalışan bir DVD (daha düzgün bir ifadeyle "iyi huylu" DVD).
2. Hem Windows, hem de Mac OS bilgisayarlarda çalışan DVD-ROM disk (başka bir deyişle cross-platform DVD).
3. Internete bağlanmak için gerekli web içeriğine sahip DVD-ROM ya da DVD-Video diski (yani webDVD).
4. Hem DVD görüntü, hem de DVD ses ya da SACD içeriğine sahip DVD (daha doğrusu universal DVD ya da AV DVD). Ayrıca DVD ses ve SACD içeriğine sahip ya da her 3 özelliğe birden sahip hybrid DVD'ler de vardır.
5. Bir yüzü DVD oynatıcılarında, bir yüzü de CD oynatıcılarında okunabilen çift katmanlı disk (legacy ya da CD-uyumlu disk). Çoğu ticari olarak kullanılmamakla birlikte bu hybridlerin farklı farklı versiyonları var.
6. Bir yüzü sıkıştırılmış veri, diğer yüzü ise kayıt için yeniden yazılabilir medya içeren çift katmanlı ya da çift bölümlü disk (buna da DVD-PROM, karışık medya ya da yeniden yazılabilir sandviç diski demişler).
7. Bir yüzü çift katmanlı, diğer tarafı tek katmanlı DVD (halk arasında DVD-14 diye de bilinir).
8. İçine özelleştirilmiş veri kullanımı ve erişim kodlarını saklayan bellek çipi yerleştirilmiş disk (nasıl derler, chipped DVD işte).
9. Yabancı dil dublajı ve aynı dilde altyazı özelliği olan disk (buna bir isim koymamışlar).
Unuttuğum kaldı mı?..
1.32 DTS konusu nedir?
DTS (Digital Theater Systems) Surround Dolby Dijital'e benzer bir ses sıkıştırma formatıdır. Playerda veya harici bir receiverda bir decodera ihtiyaç duyar. Bkz3.6.2. Daha az sıkıştırma uygulaması nedeniyle genelde DTS formatının Dolby Digital'den daha iyi ses verdiği söylenmekle birlikte bazıları da arada hissedilebilir bir fark olmadığını söylemekte. DTS diskler stüdyolardan alınan lisans ile sadece DTS firması tarafından üretilmekte ve genellikle ses profesyonelleri için özel parçalar olarak kabul edilmektedir.
DTS dvd için opsiyonel bir formattır. 1996'da yapılan DVD özellik tanımlaması DTS için bir kod vermesine rağmen 1998 den önce üretilen dvd playerların tümü ve 1998'den günümüze üretilen playerların çoğu DTS trackleri tanımaz. Gerçekten DTS formatındaki ilk diskler 1999 Ocak ayında piyasaya çıkmaya başladı. DTS destekli playerlar "DTS Digital Out" logosunu taşırlar. Bazı playerlarda yapılacak bir kaç değişiklikle DTS çıkışı verebilecek hale getirilebilir.
525/60(NTSC) diskler Dolby Digital ve PCM ses formatını gerektirdiğinden ve PCM ve DTS sesin bir arada bulunmasının kaliteli video için yeterli yer bırakmamasından dolayı her DTS soundtrack içeren disk aynı zamanda bir de Dolby Digital soundtrack içerecektir. Böylece her DTS disk tüm playerlarda oynatılabilmesine rağmen DTS soundtrack'i dinleyebilmek için DTS destekli bir player ve DTS dekoder gerekmektedir. DTS Audio CD'ler ise her DVD playerda oynatılabilir çünkü bu durumda DTS datası standart PCM trackler içinde saklanmaktadır.
1.33 TV'de Görüntü Neden Siyah-Beyaz?
Büyük bir ihtimalle bir PAL playerda NTSC disk oynatmak istiyorsunuz fakat PAL TV'niz sinyali algılayamıyor. Eğer playerınızda NTSC diskler için PAL(60HZ) çıkışını sağlayacak bir seçenek varsa bu sorununuzu çözebilir.
Veya DVD playerınız komponent çıkışlarından birini (Y,R-Y veya B-Y) TV'nizin kompozit girişine taktınız.
1.34 Diskin bir yüzü widescreen formatında olmasına rağmen neden iki taraf da tam ekran gözüküyor?
Bir çok DVD disk bir yüzü 16:9 widescreen formatını diğer yüzü de standart 4:3 formatını içerecek şekilde üretilir. Eğer iki tarafın da aynı olduğunu düşünüyorsanız, büyük ihtimalle henüz açılmamış 16:9 formatını izlemektesiniz.4:3 lük Pan&Scan gibi gözükebilir ama dikkatle bakarsanız görüntünün yatay olarak sıkıştırıldığını görebilirsiniz. Bunun nedeni ekranınız widescreen formatında olmasa bile playerınızda widescreen olarak seçilmiş olmasıdır.
1.35 Görüntü ve ses neden senkronize değil?
Dudakların hareketinde farkedilebilen ve sesin görüntünün arkasında kaldığı senkronizasyon sorunlarından bahsedilmektedir. Bu tip bir sorunun farkedilmesi kişiye bağlıdır; bazıları rahatsız olduğunu belirtirken bazıları da farketmediklerini söyler. Birçok playerda (özellikle Pioneer 414 ve 717 modelleri, 500 serisini kapsayan Sony modelleri, 3109'u da kapsayan yeni Toshiba modelleri ve de bazı PC dekoder kartları) bu sorun belirtilmiştir. Belli başlı bazı diskler de sorunludur. (özellikle Lock, Stock, and Two Smoking Barrels; Lost In Space; TRON; The Parent Trap; Austin Powers). Bu sorunun nedeni bir çok faktörün etkileşimine bağlıdır. Bunlar:
1- DVD-Video hazırlanırken ya da ses/görüntü sıkıştırılırken senkronizsayonun uygun yapılmamış olması.
2- Filmin kurgu ya da prodüksiyon aşamasında senkronizayonun iyi yapılmamış olması
3- Playerların senkronizasyon yeteneklerinin yeterli olmaması
4- Harici receiver ya da dekoderdan kaynaklanan bir gecikme.
Genelde üçüncü ve dördünce maddede belirtilen faktörler ilk iki faktörde belirtilen sorunlar var olduğunda ortaya çıkar. İleri derecede senkronizasyon sorunu olan bazı diskler en baştan üretildi. Bazı durumlarda senkronizazyon sorunu oynatmayı dondurarak ya da durdurup tekrar başlatarak çözülebilir.
Aslında bu sorunun basit bir cevabı ya da çözümü bulunmamakta. Tüketicilerden şikayet gelmeye devam ettikçe, üreticiler bu sorunu daha ciddiye almaya başlayıp playerlarında bu sorunları kaldırmak için çözümler üreteceklerdir.
1.36 Görüntü neden bir koyulaşıp bir açılıyor ?
Kopyalamaya karşı kullanılan Macrovision uygulamasının etkisini görmektesiniz. Bunun nedeni büyük ihtimalle DVD playerı bir video cihazı aracılığıyla kullanmanız.
1.37 Sürpriz yumurtaları nasıl bulabilirim ?
Bazı DVD'lerde "sürpriz yumurta" olarak adlandırılan gizli özellikler yer almaktadır. Bunlar genellikle üreticiler tarafından disklere saklanan extra sahneler ve video klipleridir. Örneğin, "Dark City"de, William Hurt ve Keifer Sutherland'in biyografi sayfalarına gizlenmiş "Lost in Space" ve "Twin Peaks" filmlerinden sahneler yer almaktadır. Yine menülerin arasında "Shell Beach" adlı eğlenceli bir oyun vardır. Mallrats'ta ise yönetmenin DVD'de sürpriz yumurta aramaktan vazgeçip daha faydalı işler yapmanızı tavsiye ettiği gizli bir video vardır.
Her ne kadar bu tarz sürpriz yumurtaları kendinizin arayıp bulması daha eğlenceli olsa da DVD Review'da konuyla ilgili geniş bir liste bulabilirsiniz.
1.38 Ekranın altındaki ve üstündeki çizgilerden nasıl kurtulabirim?
Bu çizgilerin nedeni letterbox denilen işlemin sonucunda ortaya çıkar ve genellikle onlardan kurtulmanız mümkün değildir. Playerınızın full screen moda(4:3 Pan&Scan) ayarlanmasıda bir işe yaramaz. Eğer diskiniz hem letterbox hem de full screen formatında hazırlanmışsa diskin öbür yüzünü çevirerek, disk menüsünden uygun seçeneği seçerek veya kumandadaki görüntü oranıyla oynayarak full screen moda geçmeniz mümkün olabilir.
DVD formatı tasarlanırken filmlerin TV ekranlarında olabildiğince iyi şekilde gösterilmesi temel alınmıştı. Çoğu filmde görüntünün genişliğinin yüksekliğine oranı standart TV'lerden daha büyük olduğundan, görüntünün orjinal formatında gösterilebilmesi için üstten ve alttan siyah bantlar kullanılır. DVD geleceğin widescreen (geniş ekran) televizyonlarına hazırdır. Bu ve daha bir çok nedenle dvd filmlerin büyük kısmı widescreen formatında üretilmektedir.
1.39 DVD'lerimi nasıl temizlemeli ve korumalıyım?
DVD'ler bir lazer aracılığı ile okunduğu için bir seviyeye kadar parmak izi, toz, leke ve çiziklere dayanıklıdır. (daha fazla bilgi içi bkz: [1.15] ). Öte yandan yüzeydeki bozulmalar ve çizikler diskin üzerindeki veriyi bozabilir. Bu bozulma, video izlerken görebileceğiniz görüntüdeki küçük bozulmalara, kare atlamalara neden olabileceği gibi diskin tamamen oynatılamaz hale gelmesine de neden olabilir. Bu yüzden disklerinize dikkat etmeniz gerekir. Genel olarak CD'lerinize nasıl özen gösteriyorsanız benzer bir özeni DVD'lere de göstermelisiniz.
Playerınız çizikli yada kirli diskler nedeniyle (üzerinde lense çarpabilecek partiküller olmadığı sürece) bir zarar görmez. Yine de disklerinizi temiz tutmanız en iyisidir. Bu sayede playerınızın içini de temiz tutmuş olursunuz. Kırılıp playera zarar verebileceğinden hiçbir zaman çatlak bir diski oynatmayın. Diski player içinde bırakmanın büyük ihtimalle bir zararı yoktur ama yine de uzun süreler için diski player içinde bırakmanız önerilmez.
Genellikle playerınızın lensini temizlemeniz gerekmez çünkü dönen disk nedeniyle oluşan hava akımı lensi temiz tutar. Ama eğer CD playerınızın lensini düzenli olarak temizliyorsanız DVD playerınızla da benzer bir işlemi yapmak isteyebilirsiniz. Lensin pozisyondunda küçük farklılıklar olduğundan özellikle DVD playerlar için yapılmış temizleme disklerinden birini kullanmanız önerilir.
DVD'lerin korunması ve saklanması :
Diski sadece merkezden ya da kenarlardan tutun. Patlamış mısır yağına bulaşmış parmaklarınızla diskin parlak yüzeyine dokunmayın.
Kullanılmadıklarında koruyucu kutularında saklayın. Diski kutusundan çıkarırken burkmayın ve diski kutusuna ya da playera yerleştirirken çizmeyin.
Diski playera yerleştiririken yuvasına tam oturduğundan emin olun.
Diskinizini radyatör ve diğer sıcak cisimlerden, direk güneş ışığından, köpeklerden, küçük çocuklardan ve diske zarar verebilecek diğer etkenlerden uzak bir yere koyun. Manyetik alanların diskin üzerinde bir etkisi yoktur. DVD spesifikasyonları DVD'nin -20 ile +50 °C arasında saklanması gerektiğini belirtir.
Temizlik ve Onarım :
Eğer diskinizde bazı sorunların farkına varmışsanız basit bir temizleme ile bazen bu sorunu ortadan kaldırabilirsiniz.
-Güçlü temizleyiciler, çözücüler ya da asit kullanmayın
-Tüysüz ve yumuşak bir bez ile diskinizi yavaş bir şekilde radyal yönde (merkezden dışa olan bir doğru hizasınca) silin. Veriler dairesel bir şekilde dağıtıldığı için bu şekilde silerek oluşturabileceğiniz minik çiziklerin diskinize kalıcı zarar verme olasılı düşer.
-Diskinizi termal olarak stres altına sokabileceğinden sıkıştırılmış hava kullanmayın.
-Yumuşak bezle temizlenemeyen sert lekeler için suyu sabun ya da isopropil alkol ile kullanarak temizlemeyi deneyin. Bu da olmazsa fıstık yağını deneyin. Lekenin üzerine sürün ve silmeden önce bir dakika bekleyin.
-Diskleri korumak ve temizlemek için üretilmiş bazı ürünler bulunmakta.
Tüm bunlara rağmen hala sorun yaşamakta iseniz diskinizdeki çizikleri onarmaya girişmeniz gerekebilir. Bazen bir saç kılı kadar çizikler bile eğer ECC (hata düzeltme) bloklarından tamamını kaplamışsa diskinizde hataya neden olabilir. Lazerin alttan okuduğunu aklınızda tutarak diski inceleyin. Çizikleri onarmak için iki yol mevcuttur. 1- Çiziği optik bir madde ile doldurun ya da kapatın. 2- Çiziği cilalayın. Bu iki iş için de ürünler bulunmakta. Diskinizi cilalarken dikkat etmeniz gereken şey yeni çiziklere neden olmamanız.
1.40 Progressive DVD Player nedir?
Progressive DVD player, 31,5 kHz ve üzerindeki progressive-scan görüntüsüyle bağlantı sağlamak için, interlaced (480i) DVD görüntüsünü, progressive (480p) formatına çevirmeye yarayan bir alettir. Progressive playerlar, tüm standard DVD türlerinde çalışır. Böylece, detaylı film resimlerinde algıladığımız dikey çözünürlük kayda değer bir şekilde artar. Bilgisayarlar progressive-scan ekranlar kullandığı için, kalite biraz oynasa da DVD PC'ler, default olarak progressive-scan oynatıcılardır.
DVD video, progressive mi yoksa, interlace mi sorusu ciddi bir karışıklıktır. Bunu anlamanın bir yolu: Progressive-kaynaklı video (film görüntüsünde olduğu gibi) genellikle DVD üzerinde progressive player tarafından yeniden eski haline getirilebilir interlaced alan çiftleri olarak kodlanmıştır.
1.41 Neden X diski Y playerında oynamıyor ?
DVD spesifikasyonu karışık ve yoruma açıktır. DVD-Video üretimi de oldukça karışık bir işlemdir. Her yeni teknolojide olduğu gibi burada da uyumluluk sorunları olabilir. DVD-Video standartları, kesinleştiği 1996 yılından bu yana değişmedi fakat her player bu standartları tam olarak desteklememekte. Üretim araçlarının gelişmesiyle diskler daha kompleks olmaya başladı ve bu yüzden yeni çıkan disklerle birlikte playerlardaki mühendislik hataları ortaya çıkmaya başladı. Çok az sayıda diskte tüm playerlarda sorun çıkartacak hatalar bulunmakta. Bazı durumlarda üreticiler bir güncelleme ile sorunu ortadan kaldırabilmekte. Diğer durumlarda ise disk üreticileri yeni bir disk üretmek zorunda kalabilir.
Aşağıda bu FAQ arşivini takip eden okuyucuların gönderdiği bazı sorunlar ve çözümleri bulunmakta. Bu FAQ arşivinin yazarı bu önerileri ve iddiaları doğrulamış değildir ve doğruluklarından dolayı bir sorumluluk üstlenmez.
FİLM Player Sorun Çözüm Çeşitli Polygram Filmleriİlk Magnavox ve Toshiba modelleriyüklemiyor ya da donuyorToshiba servislerinde güncelleme yapılabilir.çeşitli Central Park Media (anime) filmleriThe Matrix'dekine benzer sorunlar.The Abyss, SEilk Toshiba modelleridisc 2 yüklenmiyor veya donuyor.Toshiba sevislerinde güncelleme yapılabilir.Apex AD-600Abazı sahneleri iki defa oynatıyor.Apex'i arayınAmerican PiePhilips 940Katman değiştirirken donuyor. (1
09)American Beauty (Awards Edition)Toshiba SD-3108, Philips DVD805yüklemiyorservis merkezinde firmware (Toshiba 3.30 firmware ya da daha yenisi) güncellemesi yapınAny Given SundayPioneer Elite DVL90yüklemiyorArlington Roadbkz: Cruel IntentionsArmageddonPanasonic A115-U ve A120-Uyüklemiyordiski içindeyken playarın kablosunu çıkartıp tekrar takın ve playerı açın.Avenger's TV series (A&E)Toshiba SD-3108playerı kitliyorToshiba servislerinde güncelleme yapılabilir. Philips 930, 935yüklemiyorFirmware güncellemesi için Philips'i kontrol edin. BatsApex AD 600Ayüklemiyorgüncelleme için Apex'e başvurunCruel Intentionsbazı JVC ve Yamahailk sürümdeki hatalar yetişkin kontrolü ayarlarını karıştırıyor ve diğer disklerin oynamamasına neden oluyorplayerı resetleyin veya diskin düzeltilmiş versiyonunu alın ya da yetişkin kodunu 8888 şifresi ile AD olarak ayarlayınThe Blair Witch Projectbazı Toshiba playerlardüzgün oynamıyorToshiba servislerinde güncelleme yapılabilir.Deep Blue SeaThe Matrix diskindekine benzer problemlerDragon's Lair Toshiba SD-2109/3109 (1999 öncesi)çeşitliToshiba sevislerinde güncelleme yapılabilir.çoğu Samsung, Aiwaçeşitlifirmware güncellemesi için Samsung ya da Aiwa'yı arayın EntrapmentJVCdonuyorfirmware güncellemesi için JVC ye başvurunSigma Hollywood Plusbkz: The World Is Not EnoughEverything, Everything (Underworld)Toshiba SD3108 ve SD3109yüklemiyorToshiba servislerinde güncelleme yapılabilir.Galaxy Questçoğu Samsung player7. bölümde takılıyorFirmware güncellemesi için Samsung'a başvurunGirl, InterruptedApex AD-600AFeatures menusüne atlıyor, filmi oynatmıyor.Stuart Little diskindekine benzer bir sorun olabilir.GladiatorToshiba SD3108 ve SD3109yüklemiyorToshiba servislerinde güncelleme yapılabilir.Idle Handsbkz: Cruel IntentionsIndependence DayToshiba SD3108 ve SD3109yüklemiyorToshiba servislerinde güncelleme yapılabilir.Philips DVD805 ve DVD855yüklemiyorgüncelleme için Toshiba servislerine başvurunçoğu ucuz playersahneleri tekrarlıyorüreticiden güncelleme için başvurunThe Last BroadcastGE 1105PyüklemiyorThe Last Of the Mohicansbkz: The World Is Not EnoughLost In SpaceSharpdonuyorCreative DXR3donuyor, ses senkronize değilgüncellenmiş sürücüler için Creative'e başvurun.The Man With The Golden Gunbazı ilk nesil playerlar ve bir çok software playerkatman değişikliğinden sonra bozuk videodiski üretirken kaynaklanan bir hatadan olabilir.The Matrixçoğu playerçeşitli sorunlarPCFriendly tech support
bölümünden bilgi alabilirsiniz. ( seri numaras 940 veya altı bir sayı ile başlayan GE 1105-P player için, GE'ye güncelleme için başvurun)
Mission Impossible IIToshiba SD-3108yüklemiyorservis merkezine güncelleme için başvurunMission to MarsToshiba SD-3108yüklemiyorservis merkezine güncelleme için başvurunThe MummyPhilips 930, 935yüklemiyorThe PatriotApex AD 600Afilmi oynatmıyorgüncelleme için Apex'e başvurun( Resume tuşuna basmak çözüm olabilir)JVC XV-511BKyüklemiyorgüncelleme için JVC'ye başvurun
The Perfect StormToshiba SD-3108yüklemiyorüretici servisine güncelleme için başvurunSaving Private Ryantüm playerlar4. bölümün sonundaki plaj sahnelerinde görüntünün bazı yerlerinde görünen parlak ateşlerFilmdeki kameradan kaynaklanan bir efekt. Scary MovieCreative Encore 12xFBI uyarısı kısmında takılıyor.FBI uyarısını atlamaya çalışın, güncelleme için Creative'e başvurun The Sixth SenseSigma Hollywood PlusMMSYSTEM275 hatasıSigma'nın güncellemesini bekleyinSleepy Hollowbazı Toshiba playerlardüzgün oynatmıyorToshiba servislerinde güncelleme yapılabilir.Space Acebkz: Dragon's Lair Stargate SEMagnavox 400ATdirectors's commentary kısmında donmaStuart LittleApex AD-600Apast menüsünü oynatmıyoruzaktanan kumandada Resume düğmesine basınThe Three KingsLG DVD-2310Pextraları oynatmıyorThe World is Not EnoughSigma Hollywood PlusMMSYSTEM275 hatasıSigma'nın güncellemesini bekleyin. Diski yanlış bölgede oynatmanızdan kaynaklanabilir.Tomorrow Never DiesSharp 600U
Bush DVD2000
playerı kitliyor ve yüklemiyorUniversal SoldierWharfedale 75030. bölümden sonra görüntü bozuluyor.diskten kaynaklanan bir sorun olabilir.Wild Wild WestSamsung DVD 709; Philips 930, 935; GE 1105P yüklemiyorfirmware güncellemesi için Samsung, Philips veya GE'ye başvurunYou've Got Mailçeşitli playerlarçeşitli sorunlarPCFriendly tech support bölümünden bilgi alabilirsiniz.
1.42 Yetişkin kontrolü ve multi-rating özelliği nasıl çalışmakta ?
DVD'ler, kayıdı yapılmış olan sesin dinlenmesini ya da görüntünün seyredilmesini önleyen ve tek bir diske birden fazla versiyon sağlayan yetişkin yönetim özelliklerine sahiptir. DVD oynatıcıları ekrandaki ayarlardan yararlanarak istenilen yetişkin seviyesine ayarlanabilir. Player'a bu seviyenin üzerinde bir disk takıldığında çalışmayacaktır. Bazı durumlarda diskteki değişik programlar farklı rating'lere sahip olabilir. Bu seviye ayarı bir şifreyle korunabilir.
Bir disk, yetişkinler için filmin farklı bir versiyonuna sahip olabilir. DVD'nin dallı yapı özelliğinden yararlanılarak, bazı sakıncalı sahneler es geçilebilir ya da yerine farklı bir sahne gösterilebilir. Bu işlem, sahne değişimlerinde bozuk görüntü ya da kesinti olmaması için çok dikkatli yapılmalıdır. Hangi disklerde multi-rating içeriği olduğunu anlamanın standart bir yolu yoktur.
Maalesef şimdiye kadar çok az multi-rating özelliğe sahip DVD üretilmiştir. Hollywood stüdyoları harcanan emeğin (yeni sahnelerin çekimi, sıraya koyulması, eklenmesi, kesim noktalarının belirlenmesi, senkronizasyon, soundtrack atlamaları, MPAA rating'inin yeni versiyonlarının atanması...) karşılığını alacak kadar bir talep olmadığınmı düşünüyor. Eğer, bu özelliğe önem veriyorsanız, firmalara talebinizi iletin.
Kalifornia, Crash, Damage, Embrace of the Vampire, Poison Ivy, Species II gibi filmler multi-rating DVD'lere örnek verilebilir. Çoğunlukla bu DVD'lerin sansürsüz versiyonları, firmanın ürettiği özel versiyonlardan daha yaygındır. Dark Star, Stargate SE, The Abyss, Independence Day, and Terminator 2 SE (2000 çıkışı) gibi bazı filmlerde ise yönetmen tarafından kesilen sahnelerle hikaye dallanarak birden fazla senaryo ortaya çıkmaktadır.
1.43 Hangi disklerde çoklu bakış açıları bulunmakta?
DVD piyasasında çoklu açılı filmler tanımlaması uygun ima ile söylendiğinde çoğunlukla adult diskler için kullanılmaktadır. Aslında yüzlerce X-rated diskten başka çoklu bakış açılarına sahip diskler daha fazla iş, zaman ve yer gerektirdiğinden fazla bulunmamaktadır.
DVD Demystified demo diskinde de bulunan, Short Cinema Journal bölüm 1'de yer alan Big Story isimli animasyon çoklu bakış açılarına sahip ilk dvdlerden biridir. Ultimate DVD (Gold veya Platinium) bir diğer örnektir. Müzisyenlerden herhangi birisine odaklanmanızı sağlayan özelliği ile King Crimson: Deja Vroom mükemmel açılara sahiptir. Çoklu açılara sahip diğer müzik diskleri arasında Dave Matthews Band: Listener Supported, ****llica Cunning Stunts, Sarah McLachlan Mirrorball gibi başlıklar bulunmaktadır. Detroit Rock City (KISS video), Ghostbusters SE, Mallrats, Suicide Kings, Terminator 2 SE, and Tomorrow Never Dies SE gibi bazı filmlerin de ek materyallerinde çoklu açılı sahneler bulunmaktadır.
1.44 Diskin üzerine etiket yapıştırmanın bir zararı var mı?
Kütüphaneler ya da DVD kiralama merkezleri diskleri etiketlemek ve güvenlik nedenleri için manyetik olarak işaretlemek isteyecektir. Dikdörtgensel şekle sahip etiketler ya da şeritler diskin dengesini bozabilecekleri (dolayısıyla hataya neden olacakları) ve hatta disk dönerken sıyrılıp playerı bile bozabilecekleri için kullanılmamalıdır. Etiket kullanmamak en iyisidir ama illa kullanılacaksa diskin merkezi etrafını saracak dairesel etiketlerin kullanılması önerilir. Playerı engellemediği sürece böyle bir etiketin zararı olmaz. Eğer dairesel olmayan bir etiket yapıştıracaksanız dengedeki bozulmayı en aza indirmek için merkeze yakın bir yere yapıştırmanız önerilir. Etiketin tam zıt tarafına dengeyi sağlamak için ikinci bir etiketin daha yapıştırılması önerilir.
Çoğu zaman en iyi alternatif diski sadece uygun bir donanım ya da anahtar ile açılabilecek güvenlikli kutuların içine koymaktır. Barkodlar, etiketler ya da manyetik şeritler bu kutunun üstüne diske hiç bir zarar vermeden yapıştırılabilir. Bu özellikle etiket için yer olmayan çift taraflı diskler için iyi bir çözümdür.
1.45 Closed Captions ile Subtitle (altyazı) arasındaki fark nedir ?
Closed Captions (CC) NTSC televizyon sinyaline text eklemenin standart metodudur. Text dahili ya da harici bir decoder vasıtası ile izlenebilir. 1993'den sonra Amerika'da satılan 13 inçten büyük her TV'nin içinde dahili bir Closed Captions decoder vardır.
Her ne kadar caption ve subtitle terimleri benzer tanımlamalara sahip olsa da captions genellikle işitme zorluğu çekenlere yönelik olarak hazırlanmış ekranda görünen metinler iken subtitles direk olarak konuşulan diyaloğun transcriptidir. Captionlar genellikle konuşan kişiye yakın olarak gösterilmekte ve bunun yanısıra ortamdaki ses ve müzik ile ilgili bilgi vermektedir.
1.46 İkinci bölge disklerdeki D kodlaması ne anlama gelmekte ?
Bazı ikinci bölge diskleri dağıtımın yapıldığı ülkelere göre işaretlenir. D1 sadece İngiltere için piyasaya sürülmüş diskleri tanımlar. Bu disklerde genelde sadece İngilizce track olur ve disk BBFC sansüründen geçmiştir. D2 ve D3 İngiltere ve İrlanda'da satılmayan 2. bölge diskleri simgeler. D4 tüm Avrupa'da yayınlanan diskleri simgeler.
1.47 Firmware (Bellenim) nedir ve niçin güncellemeliyim?
DVD Player'lar aslında basit bilgisayarlardır. Herbiri içinde diskleri oynatmak için programlanmış yazılımlar bulundurur. Bir çip üzerinde barınan bu yazılımlara firmware denir. Bazı DVD oynatıcıları programlarından kaynaklanan noksanlıklar yüzünden her DVD'yi oynatamayabilir. Bu eksikliği gidermek için, DVD oynatıcısının firmware çipi değiştirilerek güncelleme yapılması gerekebilir. Genellikle fabrika teknik servis merkezinde yapılan bu değişiklik, kimi durumlarda sadece bir CD'yi takarak da gerçekleştirilebilir.
1.48 Ses / Görüntü sistemlerini test amaçlı DVD'ler var mı?
Az da olsa video ve ses sistemlerini test ve kontrol amaçlı tasarlanmış DVD'ler bulunmaktadır. Hatta bazı DVD'ler sadece DVD ekstralarını test etmeye yöneliktir.
Ev sinema sistemlerini test etmek için kullanılabilecek ideal DVD'lerden bazıları şunlardır:
Dinosaur - DVD dijital transferinin keskin, net görüntüsü; ayak sesleri ve dövüşlerdeki ses kalitesinin ölçümü.
The Eagles: Hell Freezes Over - (sadece DTS, Dolby Digital trackleri 2-kanallı).
The Fifth Element - Muhteşem görüntü, özellikle başlardaki çöl sahneleri, ayrıca kaliteli ses.
Gladiator - Stunning surround audio with brilliantly mixed orchestration.
O Brother, Where Art Thou - Güzel renk ve and inanılmaz detaylar (özallikle kirli sakallara dikkat) iyi ayarlanmış gölgeler.
Terminator 2: Judgement Day (Ultimate Edition) - Gölge ve kırmızı sahneler için harika; çok boyutlu ses sistemi.
Toy Story 2 - Tüm-dijital aktarım sonuçlarını net ve zengin görüntülerle izleyebilirsiniz; ses efektleri de oldukça iyi.
U-571 - Yoğun çevre efektleri. Yersarsıntısı harika bir subwoofer demosu sağlıyor.
1.49 Sensormatik ve CheckPoint ne demektir?
Sensormatik ve Checkpoint satış güvenlik sisteminde kullanılan 2 terimdir. İsimleri, DVD paketlerinde yer alan küçük ****l tag'lerden gelmektedir. Bu tag'ler ürünün paketinde gizlenen ve mağazalarda bir nevi alarm özelliği gösteren parçalardır. Bu parçalar, DVD paketlerine, kopyalama merkezlerinde takılır. Dolayısıyla mağazada ek bir işleme gerek kalmaz.
1.50 Superbit, Infinifilm ve diğer DVD varyasyonları nelerdir?
DVD dünyasında, tek bir DVD-video standardı vardır. Bununla birlikte, DVD-video formatında disklerin üretim şekli yaygınlık göstermektedir. Farklı stüdyolar, kullandıkları üstün özellikler için markalar yaratmıştır. Bu varyasyonun içinde harcanan zaman ve geliştirme gayretlerini saymazsak alışılmışın dışında pek birşey yoktur. Bu gelişmiş DVD'ler, hemen hemen tüm DVD oynatıcılarında çalışabilmekle birlikte, standard DVD'lere göre kullanıcı bug'larına daha açıktır.
Columbia TriStar tarafından çıkarılan Superbit DVD'leri,görüntü kalitesini artırmak için yüksek veri yüzdesi kullanmaktadır. Dil seçenekleri ve diğer ekstraların disk dışında tutulması sayesinde video datası ve DTS ses trackleri için daha geniş bir alan ayrılmış olur.
New Line tarafından çıkarılan Infinifilm DVD'ler ise filmleri, sizi ekstralarla daha rahat buluşturan pop-up'lar eşliğinde izlemenizi sağlar. Röportaj, film bilgileri, kamera arkası vb.
1.51 Yetişkin kontrol şifremi bilmiyorum. Ne yapabilirim?
Birçok DVD oynatıcısı disklere sınırlama getirmeye olanak sağlar. Şifreleme yaparak disklerin çocuklarınız (ya da eşiniz) tarafından izlenmesini ve değiştirilmesini engelleyebilirsiniz. Bu şifreyi bilmiyorsanız, bazı diskleri izlemeniz mümkün olmayacaktır. Ancak Player'ı resetleyerek (kullanım kılavuzuna bakın) ya da aletin fişini birkaç günlüğüne prizden çekerek bu şifrelerden kurtulabilirsiniz. Bazı durumlarda varsayılan şifreleri (0000, 9999 ya da 3308) kullanabilirsiniz. Yoksa, üretici firmanın müşteri hizmetleri servisini aramak zorunda kalabilirsiniz. Tok bir sesle konuşmaya özen gösterin ki, sizin ebeveynlerinizin player'ını hacklemeye çalışan bir çocuk olduğunuz anlaşılmasın.
1.52 DVD Oynatıcı'ma virüs girebilir mi?
DVD playerlar'a klasik anlamdaki bilgisayar virüslerinin bulaşması neredeyse olanaksızdır. DVD playerlar içinde disklere komut gönderen basit bilgisayarlar barındırır. Ancak bu bilgisayarların belleği Stop'a bastığınızda ya da DVD'yi çıkardığınızda resetlenir. Ancak 1.47'de de anlattığımız gibi firmware'leri güncellemek için bazen CD'ler kullanılır ve dolayısıyla bir hacker'ın virüs bulaştırma amacıyla CD üretmesi teorik olarak mümkündür. Yine de bu olasılık çok düşüktür ve ancak birkaç DVD player çeşidinde etkili olabilir.
Konu AKTurkaN tarafından (03-09-2008 Saat 06:38 AM ) değiştirilmiştir.
Mehmet AKİF ERSOY' un ÇANAKKALE Şiiri
BURDAN
-
2-DVD'nin DİĞER TEKNOLOJİLERLE ETKİLEŞİMİ
2.1 DVD'ler VCR'lerin Yerini Alabilecek mi?
Er ya da geç. 2001 yılı itibariyle, DVD player satışları, VCR satışlarını geçmiştir. DVD yazıcıları, fiyat farkının da azalmasıyla giderek VCR'ların sonunu getiriyor. DVD'lerin teyplere göre pek çok avantajı vardır. Hardware için kullanılan masrafın azlığı, kaydın istenilen bir noktasına daha hızlı erişim ve disk koruması gibi artıları vardır. Tahminlere göre 2005 yılında DVD yazıcı satışları, VCR satışlarını geçecek. 2000'de yapılan bir tahmine göre 2010'da VHS diye birşey kalmayacak.
2.2 DVD'ler CD'lerin Yerini Alabilecek mi?
Muhtemelen CD-ROM'lar ve kaydedilebilir CD'ler ekonomik oluşlarından dolayı ekstra kapasite gerektirmeyen durumlarda hiçbir zaman piyasadan silinmeyecek. Keza DVD video ve DVD audio diskler de her zaman ucuz olan CD'ler nedeniyle CD-Audio disklerin yerini tamamen alamayacak. Bununla birlikte DVD-ROM sürücüleri ve kaydedilebilir DVD sürücüleri eninde sonunda, bilgisayarlardaki CD-ROM ve CD-RW sürücülerinin yerini alacak. Birçok üretici firma, DVD sürücülerinin ucuzlamasıyla birlikte CD-ROM üretimini durdurmayı planlıyor. Çünkü DVD teknolojileri CD teknolojilerini destekliyor, ancak tersi geçerli değil.
2.3 CD-R Yazıcılar, DVD Yazabilir mi?
Hayır. DVD trackler üzerindeki birbirine yakın küçük çıkıntıları küçültmek için daha kısa dalga boyundan yararlanır. DVD lazeri aynı zamanda daha sıkı ve farklı bir seviyede olmalıdır. Aslında, CD-R yazıcıda yazılmış bir CD-R, DVD-ROM'da çalışmayabilir. CD-R sürücülerinin DVD-R'lara yükseltilmesi pek olası görünmüyor. Çünkü, yeni bir DVD-R sürücüsü almak bile daha ucuza gelecektir.
2.5 Lazerdiskler DVD'lerle Uyumlu mu?
Hayır. Standart DVD playerlar lazerdiskleri oynatamaz. Aynı şekilde DVD diskini de standart lazerdisk oynatıcıda çalıştıramazsınız (Lazerdiskler analog görüntü kullanırken, DVD dijital görüntü teknolojisinden yararlanır, yani farklı formatlar kullanırlar).
Pioneer'ın ürettiği combo player'lar, hem laserdiskleri, hem de DVD'leri oynatabiliyor (hatta CDV ve audio CD'leri de).
2.6 DVD'ler Lazerdisklerin Yerini Alabilecek mi?
1996'da, daha DVD'ler hayatımıza girmediği zamanlarda bu soru ilk kez sorulmaya başlandı. 1978'lerden beri lazerdiskler 12-inch optik disk formatıyla hayatımızdaydı. Kimilerine göre DVD teknolojisi çuvallayacaktı. DVD'lerin piyasaya çıkışından kısa bir süre sonra görüldü ki lazerdiskler, DVD'nin yanında tarihe karışmaya mahkum. Lazerdisk teknolojisinin lideri olarak görülen Pioneer Entertainment, Ocak 1999'da Amerika'da beyaz bayrağı kaldırarak lazerdisk üretimini durdurduğunu açıkladı. İşin ilginç yanı bu karar, Pioneer'ın başkanı Kaneo Ito'nun lazerdisklerin en az 1,5 yıl daha piyasada yer edineceğini açıklamasının ardından sadece 3 ay geçtiği bir dönemde alındı. Gerçi Pioneer Japonya'da ufak çağlı da olsa 2001'e kadar üretimini sürdürdü.
Lazerdiskler bugün halen kullanılıyor olmakla birlikte, yeni üretim yapılmıyor. 7 milyon lazerdiske karşılık, Amerika'da 18.000, tüm dünyada ise 35.000 lazerdisk unvanına rastlıyoruz. DVD'nin bu rakamlara ulaşması yıllar aldı. Halen nadir de olsa DVD'de olmayıp, lazerdisklerde yer alan unvanlar var. 2.8 Lazerdiskimi DVD Oynatabilir Hale Getirebilir miyim?
Yine hayır. DVD çevrimi tamamen farklıdır. Pikap lazeri farklı bir dalga boyundadır, track kontrolü daha nettir, vb.. Şimdiye kadar böyle bir upgrade teknolojisinden bahsedilmedi. Her koşulda, lazerdisk oynatıcınızın yanına yeni DVD oynatıcısı almak daha ekonomik olacak. Boşuna kasmayın..
Konu AKTurkaN tarafından (02-13-2008 Saat 01:44 PM ) değiştirilmiştir.
Mehmet AKİF ERSOY' un ÇANAKKALE Şiiri
BURDAN
-
3-DVD'nin TEKNİK ÖZELLİKLERİ
3.1 DVD playerdaki çıkışlar nelerdir?
Video Çıkışları:
Bir çok DVD player NTSC, PAL ya da SECAM sinyalini taşıyabilen aşağıdaki çıkışlara sahiptir:
Composite video (CVSB) RCA (NTSC veya PAL)
Y/C (s-video) (NTSC veya PAL)
Avrupadaki playerlarda bu ve diğer sinyaller 21 pinlik bir SCART çıkışında birleştirilmiş olarak da bulunur.
Bazı playerlarda yukarıdakilere ek olarak şu çıkışlar da bulunabilir:
Komponent (parçalı) interlaced analog video. Üç sinyal birbirinden ayrı tutulur:
- Y'PbPr formatı: 3 RCA veya BNC bağlantıları
- RGB formatı: SCART bağlantısı ya da 3 RCA veya BNC bağlantıları
Komponent (parçalı) progressive analog video.Üç sinyal birbirinden ayrı tutulur:
- Y'PbPr formatı: 3 RCA bağlantısı
- RGB formatı: SCART bağlantısı ya da 3 RCA veya BNC bağlantıları
RF video : TV anten girişinden (3. veya 4. kanalları kullanarak) bağlantı yapmak için.
- F-tibi bağlantı. Adaptör gerektirebilir.
Ses Çıkışları:
Çoğu DVD playerda aşağıdaki çıkışlar bulunur:
Analog stereo ses. Diske bağlı olarak Dolby Surround olabilir.
-2 RCA bağlantısı (kırmızı, beyaz)
Digital ses. 1 Kanaldan 5.1 kanala kadar olabilir. PCM formatında ham dijital ses, MLP, Dolby Digital (AC-3), DTS veya MPEG-2 formatında çıkış verebilir. Dahili (veya harici) dekodera sahip bir amplifikatör/receiver gerektirir.
-S/P DIF koaksiyel formatta: RCA bağlantısı (IEC-958 Tip II)
-Toslink formatında: kare optik bağlantı (EIAJ CP-340 ve EIAJ CP-1201)
Bazı playerlarda aşağıdaki ek ses çıkışları olabilir:
Çok kanallı analog ses. 6 girişi olan, çok kanallıya hazır veya "Dolby Digital ready" amplifikatör/receiver gerektirir.
-6 RCA bağlantısı ya da 1 DB-25 bağlantısı
AC-3 RC ses. Sadece Laser Disc/DVD kombine playerlarda laser diskten AC-3 sesi aktarmak için bulunur.
-1 RCA çıkışı
Bazı playerlar ve receiverlar sadece S/P DIF'yi ya da sadece Toslink'i destekler. Eğer receiverınız ile playerınız uyuşmuyorsa bir Audio Authority 977, Midiman C02, COP 1 veya POF 'deki gibi bir dönüştürücüye ihtiyaç duyarsınız.
3.2 Bir DVD player nasıl bağlanır?
Bu sizin sisteminize göre değişir. Bir çok player 2 veya 3 adet video bağlantı seçeneği ile 3 adet ses bağlantı seçeneği içerir. Sisteminizde mümkün olan en iyi kalitedeki seçeneği seçiniz.
Video
Progressive Video (en en iyisi):"Çok az" sayıda playerda progressive-scan YUV (Y'Pb'Page Rank') veya RGB (Avrupa modellerinde) komponent video çıkışı bulunur. Orta kalitedeki kabloları playerın üç video çıkışından progressive-scan TV'nizin ya da progressive-scan line (satır,çizgi) çoklayıcısının girişlerine bağlayın. Toshibanın progressive-scan modelinin ismi ColorStream PRO. Progressive video çoğu filmin orjinal hali olan progressive durumunu korur ve sinemadaki filme benzer, daha yüksek dikey çözünürlük, daha yumuşak hareket ile titreşme olmayan bir görüntü sunar. DVD-ROM'a sahip bilgisayarlar da monitörde izlediğiniz video da progressive videodur.Eğer projektörünüz sadece RGB veya YPbPr girişlerine sahipse Audio Authority 9A60'dakine benzer bir dönüştürücüye ihtiyaç duyabilirsiniz.
Component Video (en iyisi): ABD ya da Japonya'daki "bazı" playerlarda komponent YUV (Y'Pb'Page Rank') interlaced video çıkışı bulunur. Bağlantılar YUV, color differerence, YPbPr veya Y/B-Y/R-Y olarak adlandırılmış olabilir ve yeşil/mavi/kırmızı olarak renklendirilmiştir (Bu çıkışlar bazı playerlarda hatalı olarak YCbCr adlandırılmıştır). Bazı playerlarda ise 3 RCA / BNC veya 21 pinli SCART bağlantısı aracılığı ile RGB komponent video çıkışı bulunabilir. Playerın üç çıkışına bağlanacak üç kabloyu ekranınızın üç video girişine takın veya playerdan ekrana SCART kablosu aracılığı ile bağlantı yapınS-Video (iyi): Hemen hemen "tüm" playerlar S-Video çıkışına sahiptirler. Bu çıkıştan televizyonunuza bir S-kablo ile bağlantı yapabilirsiniz. Bu bağlantının uçları 4 iğnelidir ve Y/C, s-video veya S-VHS diye adlandırılır. Kompozit Video (yeterli): "Tüm" playerlar standart RCA video bağlantılarına sahiptirler. Standart bir video kablosunu playerdan tv'nize bağlayın. Bağlantılar genellikle sarı renklidir ve video,CVBS veya kompozit diye adlandırılırlar.
RF Video (Kötü): Bu bağantı sadece klasik anten girişi olan eski televizyonlarınızda kullanılır. Çoğu DVD playerda RF çıkışı bulunmaz, bu yüzden bir Rf modülatörü kullaılmalıdır. Eğer player'da kendinden bir RF çıkışı varsa, bu çıkış ses içerir ama ses mono olabilir. Bağlantıyı yapmak için playerın sarı renkli video çıkışı ile modülatörün girişini koaksiyel bir kablo ile birleştirin. Eğer playerı başka bir stereo sisteme bağlamayacaksanız playerın sol ses çıkışını modülatör girişine koaksiyel bir kablo ile bağlayın. (Eğer stereo bir odülatörnüz varsa sağ kanal için bir başka kabloyu da bağlayın.) TV'yi modülatöre koaksiyel bir anten kablosu ile bağlayın. 300'e 75 ohmluk bir adaptör gerekebilir. TV'yi 3 veya 4. kanala getirin ve modülatördeki ya da playerın arkasındaki düğmeyi ayarlayın.
Uyarı: Eğer DVD playerınızı önce bir VCR'a (klasik bildiğimiz video kayededici) ve sonra TV'nize bağlarsanız Macrovision korumasından kaynaklanan sorunlarlarla karşılaşabilirsiniz.
Not: Çoğu DVD player widescreen ekrana ayarlanması gereken görüntü oranını oomatik olarak ayarlamasını bildiren widescreen sinyal gönderme özelliğine sahiptir. Bir standartta (ITU-R BT. 1119) bu sinyal video scanline ile gönderilir. Bir başka standartta ise (Y/C bağlantıları için) widescreen sinyali belirtmek için 5 V'luk bir DC sinyal kullanılır. Ne yazık ki bazı dönüştürücüler ya da amplifikatörler bu DC sinyali TV'ye göndermeden atarlar.
Ses
Not: Tüm playerlar dahili Dolby Digital (AC-3) veya MPEG ses dekoderına sahiptir.Dekoder çoklu-kanallı sesi PCM sese dönüştürürler. Bu djital ses çıkışına verilir. Aynı zamanda standart analog ses çıkışı için de analoğa çeviri işini de yapar. Çoğu player sadece 2 kanal çıkış verebilmekle birlikte bazıları 6 kanal çıkış da sağlayabilmektedir.
Digital Audio (en iyisi): Neredeyse tüm playerlar dijital ses çıkışına sahiptirler. Aynı çıkıştan Dolby Digital (AC-3) ,PCM audio (CD'den gelen dahil), DTS ve MPEG2 ses çıkışı yapılabilir. Dolby Digital, DTS ve MPEG2 ses için receiver'da uygun bir dekoder gerekmektedir. PCM için bir dijital receiver'a ihtiyaç vardır. DTS diskler DTS Digital Out işaretine sahip playerlara ihtiyaç duyarlar. Eğer bir DTS dekoder dijital (PCM) çıkışa bağlanırsa tüm playerlar DTS Diskleri oynatabilir. Bazı playerlar coax bağlantılara (SP/DIF) sahip iken bazıları da fiber optik bağlantılara (Toslink) sahiptir. Hangisinin daha iyi olduğu tartışmalı bir konu olmakla birlikte coax daha fazla kullanılmaktadır. Sinyaller dijital olduğundan her iki tiptede kaliteli kablo kullanıldığında benzer sonuçlar elde edilir. Player ile receiver arasında ister 75-ohmluk bir coax kablo ile isterseniz bir fiber optik kablo ile bağlantı yapabilirsiniz. Bazı playerlar DD/MPEG için farklı bağlantılara sahip olabilir. Diğer playerlarda ise isteğiniz formatta çıkış için player kurulum menüsünden veya playerın arkasındaki switchlerden uygun olanı seçmeniz gerekir.
Component Audio (İyi): Bazı playerlar dahili bir Dolby Digital dekoder aracılığı ile 6 kanallı analog ses çıkışı sağlarlar. Dijitalden analoğa dönüştürmenin kalitesi harici bir dekodera göre daha iyi veykötü kalitede olabilir. Böyle bir durumda 6 girişe sahip bir receiver/amplifier'a ihtiyaç vardır. Bu tip sistemler genelde "Dolby Digital ready" veya "AC-3 ready" diye adlandırılır. Ne yazık ki böyle bir durumda kanalların sesini ayrı ayrı ayarlamayazsınız. Bağlantı için 6 kablonun uçlarını playerın arkasındaki RCA konnektörler ile receiverdaki uygun girişlere bağlamanız yeterli.
Stereo/Surround Analog Audio ( yeterli ): Tüm DVD playerlar stero çıkış için iki tane RCA bağlantıya sahiptirler. Dolby Digital veya MPEG2 sese sahip diskler otomatik olarak çözülecek ve uygun stereo veya Dolby Surround/ Prologic sisteme bağlantı için Dolby Surround çıkışta verilecektir. İki ses kablosunu player ile TV/receiver arasında bağlayınız. Konnektörlerde genelde sol kanal beyaz ve sağ kanal kırmızı olur.
RF Digital Audio (Laser Diskler'de sadece) *
3.2.1 Videoyu DVD player ile TV arasına bağlarsam sorun çıkar mı?
Bağlantıyı DVD'den vcr video yoluyla yapmak pek iyi bir fikir değildir. Çoğu filmde Macrovision kopya koruması vardır [bkz 1.11] ve bu görüntü parlaklığında arka arkaya koyulaşma ve açılma benzeri sorunlar çıkartabilir. Eğer TV'nizde bir video girişi veya skart yuvası yoksa harici bir RF konvektörü alabilirsiz. Ama en iyisi TV'ye değiştirip yenisini almaktır.
3.2.2 Görüntü veya ses neden kötü ?
Kötü videonun birinci nedeni iyi ayarlanmamış bir TV'dir. DVD videonun yüksek kalitesi çoğunlukla kullandığınız ekrana bağlıdır. Keskinlik ve parlaklığını biraz azaltın. Daha fazla bilgi için 1.3 bölümüne bakın. TV kalibrasyonunun teknik ayrıntıları için Anthony Haukap'ın FAQ: How To Adjust a TV sitesine göz atabilirsiniz.
Eğer boğuk ya da cızırtılı bir ses alıyorsanız büyük ihtimalle diğer bir parçayla etkileşimden ya da toprak bağlantısından kaynaklanmaktadır. Kablonun yeterince korunmuş olduğundan emin olun. Test ettiğiniz cihaz dışındaki tüm cihazları kapatmayı deneyin. Parçaları birbirlerinden uzaklaştırın. Mümkünse başka devreler kullanmayı deneyin. Tüm evinizi ince bir folyoyla sarın.
3.3 DVD'lerin boyutları ve kapasiteleri nedir?
DVD lerde 12 cm ve 8 cm olmak üzere iki boyut vardır. İkisinin de kalınlığı 1.2 mm'dir ve 0.6 mm'lik iki parçanın birbirine yapıştırılmasından oluşmuştur. Bu boyutlar CD'ler ile aynıdır. Bir DVD disk tek veya çift taraflı olabilir. Her iki yüz de bir veya iki veri katmanına sahip olabilir. Bir diskin alabileceği video kapasitesi, ona eşlik eden sese ve video ile sesin sıkıştırılma miktarına göre değişir. Çoğunlukla kullanılan 133 dk tanımlaması aslında değişkendir. Sadece bir ses trackine sahip olan bir DVD rahatlıkla 160 dk'lık video taşıyabilir veya tek bir veri katmanı eğer VHS kalitesinde olursa 9 saatlik ses ve videoyu saklayabilir.
Ortalama kullanılan 4.7 Mbps (video için 3.5Mbps, 5.1 kanal soundtrack için 1.2 Mbps) oranında tek katmanlı bir dvd iki saatin biraz üzerinde video taşıyabilir. İki ses track'ine sahip iki saatlik bir film 5.2 Mbps'lik bir oran yakalar. Çift katmanlı bir disk iki saatlik bir filmi 9.5 Mbps veri oranında saklayabilir.
Çoğunlukla ses içeren bir DVD Video disk 48/16 PCM kalitesinde (CD kalitesinden biraz daha iyi) 13 saatlik veri saklayabilir. Dolby Digital 64 kbps mono ses sıkıştırması ile 160 saate kadar (çift katmanlı ise 295 saat) ses verisi saklayabilme olanağı vardır.
DVD'lerin Kapasiteleri:
Referans için, bir CD-ROM 650 megabyte (0.64 gigabyte ya da 0,68 milyar byte) veri saklayabilir. Aşağıdaki listede SS single side (tek taraflı), SL single layer (tek katman), DS doubles sided (çift yüzlü), DL dual layer (çift katman) için kısaltmadır.SS/DS tek veya çift yüzlü, SL/DL/ML ise bir taraf tek katman diğer taraf çift katman anlamında kullanılmıştır.
DVD-5 (12 cm, SS/SL)4.37 gig (4.70 BB) ver, 2 saat üstünde video
DVD-9 (12 cm, SS/DL)7.95 gig (8.54 BB), 4 saat civarında
DVD-10 (12 cm, DS/SL)8.74 gig (9.40 BB), 4.5 saat civarında
DVD-14 (12 cm, DS/ML)12.32 gig (13.24 BB), 6.5 saat civarında
DVD-18 (12 cm, DS/DL)15.90 gig (17.08 BB), 8 saat üstünde
DVD-1 (8 cm, SS/SL)1.36 gig (1.46 BB), yarım saatDVD-2 (8 cm, SS/DL)2.47 gig (2.66 BB), 1.3 saat civarında
DVD-3 (8 cm, DS/SL)2.72 gig (2.92 BB), 1.4 saat civarındaDVD-4 (8 cm, DS/DL)4.95 gig (5.32 BB), 2.5 saat civarında
DVD-R 1.0 (12 cm, SS/SL)3.68 gig (3.95 BB)
DVD-R 2.0 (12 cm, SS/SL)4.37 gig (4.70 BB);nadir olan DS diskler 8.75gb
DVD-RW 2.0 (12 cm, SS/SL)4.37 gig (4.70 BB);nadir olan DS diskler 8.75gb
DVD-RAM 1.0 (12 cm, SS/SL)2.40 gig (2.58 BB)DVD-RAM 1.0 (12 cm, DS/SL) 4.80 gig (5.16 BB)
DVD-RAM 2.0 (12 cm, SS/SL)4.37 gig (4.70 BB)DVD-RAM 2.0 (12 cm, DS/SL)8.75 gig (9.40 BB)
DVD-RAM 2.0 (8 cm, DS/SL)1.36 gig (1.46 BB)
CD-ROM (12 cm, SS/SL)0.635 gig (0.650 BB)
CD-ROM (8 cm, SS/SL)0.180 gig (0.194 BB)DDCD-ROM (12 cm, SS/SL)1.270 gig (1.364 BB)
DDCD-ROM (8 cm, SS/SL)0.360 gig (0.387 BB)
CD-ROM a oranla olan artışın sebebi : 1-daha kısa çukurlar(~2.08x), 2-daha sık aralıklarla yerleştirilmiş trackler(~2.16x), 3-birazcık daha büyük veri alanı(~1.02x), 4- daha verimli kanal bit modülasyonu (~1.06x), 5- daha etkili hata düzeltmesi (~1.32x), 6- daha az sektör tepesi (~1.06x) gibi özelliklere bağlıdır. Tek bir katmanda bu özellikler CD-ROM'a oranla 7 kat artış sağlar.
Çift katmanlı bir diskin taşıyabildiği veri miktarı tek katmanlının iki katından biraz daha az miktardadır. Laser dış katmandan iç katmanı okumak zorundadır ve katmanlar arası boşluktaki (20-70 mikron) etkileşimi azaltmak için çukur derinliği 0.4 um'den 0.44 um'ye arttırılmıştır. Bunu dengelemek için tarama hızı 3.49 m/sn'den 3.84 m/sn'ye arttırılmıştır. Okumayı kolaylaştırmak için çukurlar daha uzundur. Bu uzun çukurlar bir döngüdeki toplam çukur sayısını azaltacağı için veri kapasitesinde bir azalma olmaktadır.
3.3.1 Çift taraflı, çift katmanlı (double-sided, dual-layer _ DVD-18) diskler ne zaman piyasaya çıkacak ?
İlk DVD-18 film olan The Stand Ekim 1999'da piyasaya sürüldü. Ama bu büyük kapasiteli disklerin yaygınlaşması zaman alacaktır. DVD-18 disklerde çift katman hazırlamak için tamamen farklı bir yöntem kullanılır. Tek taraflı çift katmanlı diskler (DVD-9), her substratın üzerine bir veri katmanı yerleştirilip, bu substratların transparan bir madde ( bu sayede laser bir yüzdeki her iki katmanı da okuyabilir) ile yapıştırılması işlemi sonucunda üretilir. Ama DVD-18'de olduğu gibi eğer 4 veri katmanı gerekiyorsa her substratın 2 adet katman taşıması gerekecektir. Bu ilk veri katmanının üzerine ikinci bir veri katmanının yapıştırılması gibi kompleks bir işlemi gerektirir. Yeni aletler üretilip üretim zincirine konsa bile proses optimize edilene kadar verim (kullanılabilir disklerin kötü disklere oranı) oldukça düşük olacaktır.
WAMO ve diğerleri DVD-18 üretim sürecinde gelişmeler olduğunu belirtiyor ama tek yüzlü çift katmanlı disklerin bile pratik olarak üretilebilir hale gelmesi için ne kadar zaman aldığı göz önüne alınırsa, çift taraflı çift katmanlı disklerin, film dağıtımlarının talebini karşılayabilecek verim seviyesine ulaşması daha da fazla süre olacaktır. Bu süreç içinde arada DVD-14 (bir yüzde çift katman, diğer yüzde tek katman) diskleri göreceğiz çünkü üretilmeleri daha kolay.
3.4 Video formatının ayrıntıları:
DVD-Video DVD-ROM'un bir uygulamasıdır.DVD video aynı zamanda mpeg-2'nin de bir uygulamasıdır. DVD video bu iki standartın özelliklerine uygun olarak üretilmiş bir platformdur. DVD-ROM istenen her türlü sayısal bilgiyi saklayabilir ama DVD-Video belirli veri tipleriyle limitlidir.
Bir diskte bir track'lik (stream) sabit bit oranında (CBR) veya değişken bit oranında (VBR) MPEG-2 dijital video bulunur. 525/60 (NTSC, 29.97 interlaced kare/sn) ve 625/50 (PAL, 25 interlaced kare/sn) video görüntü sistemleri desteklenmektedir. Standart olarak filmden 24 fps progressive, PAL videodan 25 fps interlaced ve NTSC videodan 29.97 fps interlaced kare oranında saklanır. MPEG-2 progressive sekanslar yoktur ama interlaced sekanslar progressive kareler ve progressive makro blokları içerebilir. Eğe kaynak 24 fps (kare/saniye) ise encoder video stream'e MPEG-2 repeat_first_field (ilk alanı tekrarla) işaretleri koyar. Böylece decoder'ın 60 Hz sistemler için 2-3 pulldown, 50 Hz sistemler için ise 2-2 pulldown (%4 hızlandırma sağlayacak şekilde) yapmasını sağlar. Bir başka deyişle player kodlama (encoding) oranını bilmez , sadece encoder'ın komutlarını değerlendirerek 25 fps mi yoksa 29.97 fps bir görüntü mü oluşturacağını anlar.
İlginçtir, kaynak görüntü interlaced olsa bile genellikle, sadece hareket içeren görüntüler için kullanılan progressive olarak kodlanmış makrobloklara çevrilir. TV yerine bilgisayarda izlemek istendiğinde, bilgisayar çoğu zaman repeat_first_field işaretlerini görmezden gelir ve video'yu 72 Hz (3x24) tazeleme frekansında iyi görünen orjinal tam çözünürlüklü progressive karelere dönüştürür. Bu işleme (weave) denir. Bilgisayarlar interlaced görüntünün kalitesini, alanlar arasındaki satır sayısını iki katına çıkararak ve onları normal oranının iki katında progressive kareler olarak göstererek artırır. Bu işleme ise (bobbing) denir. Çoğu sinema filmi progressive olarak kaydedilir, çoğu video kaynağı ise interlaced olarak kodlanır. Bunlar aynı disk üzerinde birleştirilebilir. Bir interlaced logodan sonra gelen progressive bir film gibi örneğin.
Resim çözünürlükleri maximum 720x480 (NTSC için 525/60) veya 720x576'dır (PAL/SECAM için 625/50). **
Farklı playerlar videonun sayısaldan analoğa çevriminde farklı sayıda bit kullanırlar. En playerlar 10 bit kullanır. Bunun MPEG çözüm işlemiyle bir alakası yoktur çünkü her orjinal sinyal, örnekleme başına 8 bit ile sınırlıdır. Playerdaki fazla bitler sayısaldan analoğa çevrim sırasında daha fazla boşluk ve daha fazla sinyal seviyeleri sunarak daha kaliteli bir görüntü oluşmasına yardım ederler.
Videodaki maksimum bit oranı 9.8 Mbps'dir. Ortalama bit rate 3.5'dur fakat çoğunlukla uzunluğa ve sese göre değişir. Bu 124 Mbps'lik sıkıştırılmamış kaynağa uygulanan 36:1 oranında bir sıkıştırmadır.(100 Mbps'lik kaynakta 28:1)**
3.4.1 "Çözünürlük Çizgileri" Ne Demektir?
"Yatay çözünürlük çizgileri" (LoHR ya da TVL olarak da bilnir) terimi herkesin kafasını karıştırır. Bu analog videodan kalan bir özelliktir. Yanlış bilinir ve üreticiler tarafından yanlış anlatılır ama tüm video'lar dijital olana ve çözünürlüğü doğrudan pixel'lerle belirtme şansımız olana kadar bu özelliği kullanmaya mecburuz.
Teknik olarak, yatay çözünürlük çizgileri, birim resim yüksekliğindeki görünür olarak çözülebilir dikey çizgilerdir. Bir başka deyişle, genişliği resmin yüksekliğine eşit olarak belirlenen alan içindeki siyah beyaz dikey çizgilerin sayılması ile hesaplanır. Yatay çözünürlük çizgileri hem tv görüntüsü hem de DVD player'dan çıkan sinyaller için geçerli bir kavramdır. TV'lerin yatay çözünürlükleri komik bir biçimde çok yüksek rakamlarla tanıtılıyor.
DVD'nin 720 yatay pixeli olduğuna göre (NTSC ve PAL disklerin her ikisinde de) yatay çözünürlüğü 720'yi 1.33'e bölünerek bulunan 540 satırdır. 1.78 (16:9) bir sistemde 405 satır elde edilir. Pratikte ise çoğu DVD player 540 satır yerine, filtreleme ve düşük kalite dijital-analog çeviri yüzünden 500 satır civarında satır gösterirler. VHS'lerde ortalama 230 (172 widescreen) satır bulunur. TV yayını 330 (248 widescreen), lazer diskler ise 425 (318 widescreen) satır içerir.
Yatay çözünürlük çizgilerini (x ekseni boyunca olan çözünürlük) scan line'larla (y eksenindeki çözünürlük) karıştırmamak gerekir. DVD, NTSC için 480 , PAL için ise 576 scan line içeren aktif görüntü oluşturur. NTSC standardı 525 toplam scan line 'dır ama sadece 480 - 483 arası görünürdür. (Geri kalanlar siyahtır. Bunlarda sync pulse'lar ve Closed Captions gibi bilgiler bulunur.) PAL 'in 625 toplam scan line'ı vardır ama 576-580 arası görünürdür. Tüm video formatları (VHS, LD, tv yayını) aynı sayıda scan line içerdikleri için resim kalitesini değiştiren şey yatay çözünürlüktür.
3.5 Widescreen (geniş ekran) Nedir?
DVD'de video 4:3 (standart TV) ve 16:9 (Widescreen TV) olmak üzere iki formatta saklanabilir. Standart TV'lerde ekranın eninin yüksekliğe oranı 4:3 (eni yükseklikten 1.33 kat daha uzun), widescreen TV'lerde ise 16:9 (1.78 kat daha uzun)'dur.
DVD özellikle widescreen TV'leri desteklemek üzere dizayn edilmiştir. 16:9'luk video kamera gibi bir kaynaktan elde edilen 16:9 Widescreen video bir dvd disk üzerinde "anamorphic" formda saklanabilir. Burada görüntü standart 4:3'lük bir dikdörtgene sığması için yatay olarak sıkıştırılmıştır. Playback esnasında tekrar eski haline çevrilir.
Görüntü böyle bir 16:9'luk kamera yerine sinema filmleri gibi kaynaklardan sağlanacak olursa işler biraz daha karışık hale gelir. Günümüzde bir çok film 1.66,1:85 ve 2:40 'lık oranlarda çekilir. Bu oranlar 1:33 ve 1:78 oranlarına uymadığı için bu görüntüleri TV'de gösterirken iki farklı işlem uygulanır.
"Letterbox (LBX olarak da adlandırılır)" işleminde görüntü standart ve widescreen formatlarından daha büyük bir orana sahip olan sinema formatında gösterilir. Görüntü yatay olarak ekrana tamamen oturtulur. Bunun sonucunda ekranda üstte ve altta oluşan boşlukları kapatmak için siyah bantlar kullanılır. 1:85 oranındaki bir filmin 4:3'lük bir standart TV'ye sığdırılması sonucunda oluşan siyah bantlar 2:40 oranındaki bir filmin sığdırılması sonucunda oluşandan daha incedir. 1:85'lik bir filmin 1:78'lik widescreen ekranlarda gösterilmesi sonucunda oluşan bantlar çok incedir ve çoğunlukla TV tarafından gizlenir. Özellikle Avrupa yapımı 1:66'lık bazı animasyonlar ise standart TV'lerde letterbox işlemi ile, widescreen TV'lerde ise sideboxed (yanlarda bant) metodu ile ekrana aktarılır.
"Pan&Scan" işleminde ise görüntü yanlardan kesilir ve tam ekran görüntü sunulur. Görüntü kaybı nedeni ile pek tutulmasa da günümüzde çekilen bir çok film "soft matte" denilen ve görüntü yönetmeninin çekim esnasında hem 1.85 hem de 1.33 oranlarında görüntüyü birlikte çekebildiği bir metodu kullanmaktadır. Sinema gösterimi sırsında görüntünün üstte ve altta kalan fazla kısımları gizlenir ama 1:33 formatındaki bir ekrana sunulurken bu ekstra kısımlar eklenir ve tam ekran kayıpsız görüntü sağlanır.
DVD-Playerlar videoyu oynatmak için dört farklı moda sahiptirler.
Full frame (4:3 ekranlar için 4:3 video) auto letterbox (4:3 ekranlar için 16:9 video) auto pan & scan (4:3 ekranlar için 16:9 video)
Widescreen (16:9 ekranlar için 16:9 video)
4:3 formatında kaydedilen video player tarafınan hiç bir işleme tabi tutulmaz. Standart 4:3 TV'lerde normal tam ekran gözükecektir. Widescreen ekranlar görüntüyü yatay olarak genişletir veya yanlardan siyah bantlar koyar. 4:3'lük video DVD'ye aktarılmadan önce letterboxing veya pan&scan işlemine tabi tutulabilir. Video'yu diske kaydetmeden önce yapılan her türlü işlem player tarafından gözardı edilir. Player bu görüntüyü sanki bir 4:3'lük tv görüntüsü gibi üretir. Letterbox işlemine tabi tutulan video widescreen TV'lerde kullanıldığında görüntünün otomatik olarak büyültülmesi için işaretlenebilir.
ANAMORPHIC logosu taşıyan DVD-Videolarda transfer anamorphic olarak yapılmıştır. Bu işlemin güzel tarafı siyah bantlarla oluşan resim kaybını minimuma indirmesidir. DVD video 1:33'lük ekranlara uygun hale getirileceği için yine sıkıştırılmak zorundadır ama bu işlem sadece yatay olarak uygulanır. Bu sayede resimde normal sıkıştırmaya oranla %33 daha fazla piksel bulunur. Anamorphic bir video en iyi widescreen TV'lerde izlenir. Burada görüntü (yatayda) tekrar eski boyutuna genişletilir. Yeni çıkan 4:3'lük TV'lerde ise orijinal görüntü oranının sağlanması için çözünürlüğü azaltmadan dikey tarama alanı azaltılır. Çoğu bilgisayar monitörü ise 4:3'lük bir orana sahip olmalarına rağmen TV'lerden daha yüksek çözünürlüğe sahip oldukları için widescreen görüntüyü pencere içinde sunabilirler.
Anamorphic video standart 4:3'lük TV'lerde izlenmek için player tarafından letterbox veya pan&scan formlarında dönüştürülür. Eğer anamorphic video dönüştürülmeden standart TV'lerde gösterilirse izleyeceğiniz karakterleri dikey olarak uzamış görürsünüz. DVD-Player'ların kurulum menüleri kullanıcıların 4:3'lük mü yoksa 16:9'luk bir TV'yi seçmelerini sağlayacak ayarlar içerir. 4:3'lük TV seçilirse player yukarıda belirtilen iki işlemden birini uygular:
Automatic Letterbox: Player görüntünün altında ve üstünde ince siyah bantlar oluşturur (NTSC için her biri 60 satır, PAL için 72 satır). Bu yüksekliği orjinal halinin 3/4'üne indirir. Sonuçta 1.78'lik orana sahip bir çerçeve elde edilir. Bu çerçeveyi doldurmak için anamorphic görüntü letterbox filtresi tarafından her 4 satırı 3 satır olacak şekilde birleştirerek dikey olarak sıkıştırılır. Bunun sonucunda dikey çözünürlük 480 pikselden 360'a iner. (Ek Not:Eğer orjinal film 1:78'den daha büyük bir orana sahip ise videoya diske aktarılmadan önce 1:78 lik orana uyacak şekilde letterbox işlemi uygulanabilir. Bunun sonucunda oluşan siyah bantlar yukarıdaki yöntemde anlatılan ve player'ın oluşturduğu siyah bantlara eklenir. ) Bu dikey sıkıştırma işlemi ile anamorphic transfer sırasında uygulanan yatay sıkıştırma dengelenmiş olur. Bazı gelişmiş playerlardaki letterbox filtreleri daha iyi görüntü sunmak için direk her dört satırdan birini atmak yerine 4 satırı boyut ayarlaması yaparak üç piksel olacak şekilde birleştirme yeteneğine sahiptirler. Widescreen video'ya stüdyo ortamında 4:3 ekranlara uyması için letterbox işlemi uygulanabilir yada anamorphic şekilde kaydedilip letterbox işlemi DVD-player'a bırakılır. İkisi karşılaştırılırsa siyah bantlar aynı gözükür ama stüdyoda işleme tabi tutulmuş vide birazcık daha iyi görüntüye sahiptir.
Automatic Pan&Scan: Anamorphic video orjinal 16:9'luk boyutlarına genişletilir ve 4:3'lük ekranda tam boyutunda gösterilir. Görünütünün tamamı ekrana sığmayacağı için diski hazırlayanların beğenisi doğrultusunda oluşturulan ve 16:9'luk karenin hangi kısmınının 4:3 ekranda gösterileceğini belirten bir kod videoya eşlik eder.(4:3lük bir alan yatay eksen de ilginin yoğunlaştığı bölge boyunca hareket eder)Buna göre bu pan&scan modunda görüntünün ekrana sığan %75'lik kısmı gösterilir. Yatay piksel sayısı 720'den 540'a iner. Burada pan&scan penceresi sadece yatay eksende hareket edebilir. Bu yöntem üç eleştiri almaktadır : 1-stüdyo ortamında hazırlanan pan&scan'e oranla daha az sanatsal bir kotrol sağlar. 2-görüntü kalitesinde bir azalma olur. 3-resim değişikliğini sağlayan ekipman fazla yaygın değildir ve bu yüzden çok az sayıda anamorphic film auto pan&scan desteklemektedir.
Hem çoğu standart tv izleyicisine hem de widescreen sahiplerine en iyi görüntü tecrübesini sunmak isteyen DVD üreticileri disklere filmlerin hem 4:3 stüdyo pan&scan hem de 16:9 anamorphic versiyonlarını koyarlar.
Bir diskin anamorphic video destekleyip desteklemediğini "enhanced for 16:9 widescreen" veya beneri tanımlamardan anlayabilirsiniz. Eğer sadece widescreen yazıyorsa bu diskin 4:3 ekranlar için letterbox modunda video içermesi ihtimali vardır.
3.6 Ses Özellikleri
DVD'ler, DVD-Video ve DVD-Audio olmak üzere 2 ev-eğlence sistemiyle hayatımıza girdi. Her ikisi de çok kanallı ses özelliğini desteklemekle birlikte DVD-Audio yüksek kaliteli PCM ses özelliği de gösterir.
3.6.1 DVD-Audio ve SACD Detayları**
LPCM, DVD-Audio disklerde 48/96/192 kHz (ayrıca 44.1/88.2/176.4 kHz) oranlarında ve 16/20/24 bit ölçülerinde 6 kanala kadar gereklidir. Teorik olarak, 144 dB'e varan dinamik bir aralığı ve 96 kHz'e kadar bir frekansı kapsar. Çok kanallı PCM 192 ve 176.4 kHz'de sadece 2 kanala izin verir. Oran ve ölçüler farklı kanallar için değişiklik gösterebilir. Maksimum data oranı 9.6 Mbps'dir.
Sony ve Philips, Direct Stream Digital (DSD) kullanarak 2.8224 MHz'de kodlanmış DVD tabanlı SACD formatını geliştiriyor. DSD, dalga şeklinin marjinal artış ya da azalışını gösteren basit bit'leri kullanan pulse-density modulation (PDM) tekniği üzerine kurulmuştur. PCM kodalaması için gerekli duvar filtrelerini ortadan kaldırdığı için kaliteyi artıran bir teknolojidir. Ayrıca, downsampling'in daha doğru ve verimli olmasını sağlar. DSD, 120 dB'i aşan dinamik bir aralıkta, 100 kHz'in üzerinde bir frekans aralığını destekler.
SACD yazı ve grafik içeriyor ancak video görüntülerini desteklemiyor. Sony, formatın ses özelliklerini desteklemesini amaçladıklarını ve CD formatının yerini almasını düşünmediklerini açıkladı.
3.6.2 DVD-Video Ses Özellikleri
Bir DVD video disk maksimum sekiz tane ses track'ine sahip olabilir. Bu trackler aşağıdaki üç formattan birine uyguna olur.
Dolby Digital (AC-3): 1'den 5:1'e kadar kanal Mpeg 2 Audio: 1'den 5:1'e veya 7:1'e kadar kanal
PCM: 1'den 8' e kadar kanal
DTS ve SDDS'den oluşmak üzere iki ses formatı daha vardır. Her ikisi de harici bir decoder gerektirmektedir ve her player tarafından desteklenmemektedir.
5.1 veya 7.1'deki .1 kanalı düşük frekanstaki efektlerin alındığı sub-woofer bağlantısını ifade eder. Özellikle bas ağırlık ses sinyali taşır.
Linear PCM: **
Dolby Digital:**
MPEG:**
DTS:**
SDDS:**
THX:**
525/60 (NTSC) video'ya sahip diskler en az bir track' de PCM veya Dolby Digital kullanmalıdır. 625/50 (PAL/SECAM) video'ya sahip diskler ise PCM, MPEG audio veya Dolby Digital sesi en az bir trackde kullanmalılar. Bunun dışındaki trackler istenilen formatta olabilir. İlk jenerasyon bazı playerlar (Matsushita tarafından yapılanlar gibi) MPEG2 Audio'yu harici decoderlara gönderemezler.
DVD Videonun ilk tanımlanmasında 625/50 (PAL/SECAM) disklr MPEG veya PCM ses bulundurmak zorunda idi. Philips'in başlattığı bir çekişme nedeni ile ilk diskler sadece iki kanal MPEG ve çoklu kanal Dolby Digital şekilde piyasaya çıktı fakat Mayıs 1997'de toplanan DVD forumu bu konuya bir açıklık getirdi ve 625/50 disklerde sadece stereo MPEG sesin zorunlu olduğunu belirtti. 1997 Aralık yında yaılan DVD Forumunda ise MPEG-2 ses encoder ve decoderlarının yaygın eksikliği göz önüne alınarak tanımlama yeniden yapıldı ve 625/50 disklerde de Dolby Digital kullanılmasına izin verildi.
Stereo çıkış için (analog veya dijital) tüm playerlar 5.1 kanalı, 2 kanallı Dolby Surround Stereo'ya çeviren dahili Dolby Digital decodera sahiptirler. PAL playerlar aynı zamanda MPEG veya MPEG2 decoderlara da sahiptir. Stüdyolar bazı durumlarda ellerindeki orijinal sesi 5:1 kanala ayırmak için remix işlemine tabi tutmayabilirler veya tutamayabilirler. Burada sorun olmaması için hem Dolby Digital hem de MPEG2 formatı kaynak olarak 2 kanallı Dolby Surround'u da destekler. Bu yüzden bazı disklerin Dolby Digital logosuna sahip olmasına rağmen sadece sağ ve sol olmak üzere sadece iki kanal sese sahip olabilirler.
Arkaya da bir merkez kanalı ekleyen yeni Dolby Digital Surround EX (Starwars Episode-1 ve Austin Powers 2'de ilk defa kullanıldı) formatı şu anki DVD diskler, playerlar ve Dolby Digital decoderlarla uyumludur. Aynı şekilde DTS Digital Surround ES dormatı da şu anki DTS decoderlar ve DTS destekle playerlar ile uyumludur. Fakat bu ses formatlarının özelliklerinden tamamen yararlanmak için yeni decoderlara gerek vardır. Yeni bir decoder kullanmadan şu anki aldığınız 5.1 kanaldan farklı bir şey elde edemezsiniz. **
3.7 İnteraktif özellikler nasıl çalışıyor ?
DVD-Video oynatıcıları (ve bilgisayar yazılımları) temel interaktif özelliklerine sahip konut setini destekler. En temel özelliği içerik seçimi ve özellik kontrollerinde kullanılmak üzere hemen hemen tüm disklerde yer alan menülerdir. Her bir menü durgun ya da hareketli bir background'a ve 36'ya varan dikdörtgen aydınlanabilen butona sahiptir. Uzaktan kumandalar onscreen butonları seçmek için yukarı/aşağı/sağa/sola tuşlarının yanı sıra, rakam, select (seçim), menü, top menü (title) ve geri dönüş tuşlarına da sahiptir. Ayrıca kumandalar dondurma, atlama, yavaşlatma, hızlandırma, tarama, sonraki, önceki, ses ayarı, altyazı seçimi, kamera açısı seçimi, oynatma modu seçimi, program arama, chapter arama, zaman arama ve kamera açısı arama gibi özelliklere de sahip olabilir. Bu özelliklerden her birinin disklerde çalışması kullanıcı işlemleri denetimi (UOP) denilen bir ayarla üretici firma tarafından engellenebilir. Genelde bu metotlar, copyright uyarıları ya da filmin başındaki önizleme bölümlerinin kullanıcı tarafından geçilmemesi için kullanılır. Ayrıca seslendirme ve altyazıların film sırasında değiştirilmesini engellemek için de kullanılabilir.
Komut setinin diğer özellikleri arasında basit matematik işlemleri (toplama, çıkarma, çarpma, bölme, mod alma, random sayı atama), bit işlemleri, or, xor, eşitsilikler (büyüktür, küçüktür..), kayıt çağırımı, taşıma ve takas özellikleri de yer alabilir. Dil kodu, ses, yetişkin ayarları gibi 24 sistem kaydı ile komut kullanımı için 16 genel kayıt bulunur. Geri sayım saati de özellikler arasındadır. Komutlar dallanarak diğer komutlara yönlenebilir. Komutlar kullanıcı ayarlarını düzenleyebileceği gibi, diskin başka bir bölümüne geçebilir; ses, video, altresimler, kamera açıları vb. özellikleri kontrol edebilir. Komut setleri sayesinde oyun ve interaktif eğitim programlarına olanak sağlayan çok daha komplike diskleri ortaya çıkarmıştır.
3.8 Progressive ve interlaced video arasındaki fark nedir?
Videoyu göstermenin iki temel yolu vardır.Interlaced ve progressive scan(tarama). Progressive tarama bilgisayar ve dijital televizyonlarda kullanılmakta olup tüm yatay çizgiler tek frame'de gösterilmektedir. Interlaced tarama ise NTSC, PAL ve SECAM gibi tüm standart televizyon formatlarında kullanılmakta olup bir anda yatay çizgilerin yarısı gösterilmektedir (Önce sadece tek numaralı satırlardan oluşan kısım ve bunu takiben sadece çift numaralı satırlardan oluşan kısım). Interlacing işlemi gözlerimizin görüntü sürekliliği özelliği (büyük bir ihtimalle fiziksel değil de sadece psikolojik olan bir özellik) ile TV tüplerinin bu iki farklı kısmı (tek ve çift satırlar) aslında tek bir görüntüymüş gibi göstermek için bulanıklaştıran fosfor sürekliliğine güvenir. Interlacing işleminin avantajı yüksek tazeleme frekanslarının (50/60 Hz) verinin sadece yarısının kullanımı ile sağlanabilmesidir. Dezavantajı ise titremelerin ve görüntü bozukluklarının önlenmesi için yatay çözünürlüğün azaltılmasıdır.
Görüntünün nasıl kaydedildiğini anlatmak anlamayı kolaylaştırabilir. Bir film kamerası saniyede 24 kare çeker. Bir video kamera ise saniyenin 1/60'ı aralıklarla sırası ile tek ve çift satırları kaydeder. (Projeksiyon ile izlenen filmlerde tüm kare bir anda gösterilirken, bilgisayar monitörü gibi progressive scan görüntü sistemlerinde ekrana yukarıdan aşağı bir takım satırları gösterir.Sonuçta aynı görüntü elde edilir.)
DVD temelde tüm dünyadaki TV'lerin %99.9'unu oluşturan interlaced ekranlar için tasarlanmıştır. Öte yandan DVD videoların içerikleri olan filmler progressive scan bir ortamdan gelmektedir. Filmin interlaced modda gözükmesi için videonun her karesi her biri 240 satır içeren iki kısıma ayrılır ve ikisi MPEG2 formatında ayrı şekilde kaydedilir. TV'lerde karşılaşılan bir diğer sorun ise filmlerin saniyede 24 kare göstermesine rağmen NTSC TV'lerin saniyede 30 kare (tek ve çift olmak üzere 60 farklı kısım) ve PAL/SECAM TV'lerin saniyede 25 kare (50 kısım) göstermesidir. PAL/SECAM Tv'lerde buna en basit çözüm videonun saniyede 25 kare gösterecek şekilde %4 oranında hızlandırılmasıdır (buna uygun olarak ses de ayarlanır). NTSC TV'lerde ise çözüm olarak 24 kare görüntü ise, sırası ile filmin ilk karesi ilk iki kısımı ve takip eden kare üç video kısmını oluşturacak şekilde 60 kısıma yayılır. Bu işleme "2-3 pulldown" denir. Aşağıdaki şema bu işlemi gösterir. A-D film karelerini temsil ederken A1,A2,B1 vb.. karenin video kısımları için ikiye ayrılmış halini gösterir. En son 1-5 arasındaki rakamlar ise son video karelerini temsil eder:
MPEG2 çevirim sırasında tekrarlanan kısımlar (B1 ve D2) iki defa kaydedilmez. Bunun yerine gereken kısımı tekrarlaması için bir işaret eklenir.
Gördüğünüz gibi iki sorun vardır. İlki sonucunda titremeye yol açabilen bazı karelerin diğerlerine göre daha uzun süreli gösterilmesidir. İkincisi ise videoyu 3. ve 4. karelerde (ve katlarında) dondurmanız halinde temelde iki farklı resim olması nedeni ile görüntüde harekete ve bulanıklığa neden olan karışıklık gözükür. Çoğu player ikini sorunu bu karelerlde dondurmanızı engelleyerek çözer. Ama bazı playerlar bu titreşimli karelerde de dondurmanıza izin verebilir. (Bu, DVD player menülerinde olan frame/field still özelliğine karşılık gelir).
3.9 Edge Enhancement nedir?
Filmler DVD'ye kaydedilmeden önce görüntüyü temizleyen dijital işlemlerden geçerler. Bu işlemler arasında noise reduction (DVNR) ve görüntü kalitesini geliştirme gibi işlemler bulunur. Geliştirme işlemi kontrastı artırır (Photoshop'taki Sharpen ya da Unsharp Mask filitrelerinin yaptığı iş gibi), ama beyaz ile siyah arası yada farklı renkler arası geçişlerin olduğu alanları fazla belirginleştirebilir ve yağmurda cadde ışıklarının etrafında oluşan halkalara benzer görüntüler oluşturabilir.
Video noise reduction iyi yapıldığında çok yararlıdır çünkü filmdeki çizikleri, noktaları ve diğer bozuklukları giderir. Geliştirme ise (Enhancement) genellikle doğru yapılmaz ve kötü bir işlemdir. Video görüntüsü dikkatsiz bir izleyiciye daha keskin ve net görünür ama orjinal resimdeki ton ayrımları bozulmuş veya kaybolmuştur.
Konu AKTurkaN tarafından (02-13-2008 Saat 01:45 PM ) değiştirilmiştir.
Mehmet AKİF ERSOY' un ÇANAKKALE Şiiri
BURDAN
-
Widescreen (Geniş Ekran)
Widescreen (Geniş Ekran)
Bu yazının temel amacı şu; Bildiğiniz gibi standart televizyonlarımızda bazı filmlerde alttan ve üstten siyah bantlar görürüz. Çoğumuz bu siyah bantlardan şikayet eder ama bu yazıyı okuyunca öğreneceksiniz ki o bantların orada olma amacı gerçek sinema severlerin zevklerini tatmin etmek. Yine bu yazı sonunda öğreneceksiniz ki "Tam Kare" diye reklamı yapılan televizyonlar pek de söylendikleri kadar matrah aletler değiller. Aslına bakarsanız benim bu konuya dair merakımın başlamasının tek sebebi de yine Dük Leto oldu. Her zaman olduğu gibi bilgi teknolojileri konusunda bizden daha meraklı ve araştırmacı olan yabancı kardeşlerimiz bu konu üzerine de pek çok ingilizce içerikli Web sitesi hazırlamış bulunmaktalar. Ben bunların en anlaşılabilir olanı The Digital Bits sitesinden öğrendiğim kadarını sizinle paylaşacağım. Doğrusunu söylemek gerekirse yazının büyük kısmı bu siteden Türkçe'ye çevirildi. Hemen suçlamaya başlamayın, sitenin yöneticisi Bill Hunt'dan izin aldık. Sizlere anlattıklarımı okuduktan sonra gözlerinize inanmanın bazen ne derece kötü sonuçlar doğurabileceğini (tabii yine gözerinizle görerek ) idrak edeceksiniz. Gerçi paradoksikal bir durum sözkonusu ama planet-dune'da gördüklerinize güveneceğinizi tahmin ediyorum. (Ya da en azından umuyorum). Şimdi yavaş yavaş başlayalım.
Film formatı çok geniş bir tabir. Bir filmin nasıl kaydedildiği, nasıl çalıştığı, nasıl göründüğüne dair pek çok ayrıntı içeriyor. Benim bu yazıda bahsedeceğim film formatlarının boyutlarına ilişkin farklılıkları. (Bahsettiğim boyut ya da oran da diyebiliriz, ingilizce aspect ratio terimiyle ifade ediliyor. Resim işlerme programlarında resim boyutlarıyla oynamış olanlara tanıdık gelecektir. )Godzilla filminin "Size does matter" (Boyut gerçekten önemlidir) gibi bir sloganı vardı. Bu söz ekranda gördüğünüz her film için geçerli aslında. Fakat biraz farklı bir anlamda. Bu sloganda bahsi geçen bir dinazordu biliyorum ama bu benzetmenin düşündüğünüz kadar alakasız olmadığını yazının ilerleyen bölümlerinde anlayacaksınız.
Sinemada ya da televizyonda seyrettiğiniz filmlerin hepsinin aynı kalıptan çıkma ürünler olduğunu zannediyorsanız yanılıyorsunuz. Aslında filmler de pazardan aldığınız salatalıklar ya da çarşıdan aldığınız elbiseler gibi boy boy. (Bu gerçekten garip bir benzetme oldu.) Tabii o kadar fazla boy çeşidi yok ama yine de tahmin ettiğinizden daha çok. Film boyutlarını anlayabilmenin en güzel yolu sinema endüstrisini tarihsel bir süreç içinde ele almak herhalde. Bu yüzden sinema endüstrisinin bir endüstri olmaya başladığı 1800'lü yılların sonlarından başlamak gerek.
Ekranda gördüğünüz bir filmin eninin boyuna oranına Aspect Ratio deniyor. Aspect bir cismin bir yüzü daha spesifik olarak gördüğümüz yüzü olarak Türkçeleştirilebilir. Aspect Ratio'ya da görüntü oranı demek oldukça doğru olacaktır sanırım. Ama ben yine de ingilizcesini kullanmayı tercih ediyorum. Türkçe elden gidiyor diyenlere hadef olmayı yabancı bir dergide aspect ratio'yu görüp "Bu da ne, siz bana küfür mü ediyosunuz?" şeklinde bir tepki vermeye yeğliyorum da diyebiliriz. Tabii kısaltma kullanmanın kolaylığı tarih boyunca tespit edildiğinden ben de aspect ratio yerine A.R. kısaltmasını kullanacağım. Haberiniz olsun. Merak etmeyin fazla yerde geçmiyor zaten.
1950 Öncesi
Film endüstrisinin ilk yılları (1890'dan 1900'lere) filmlerin hemen hepsinin AR'sunun 1.33:1 (gerçek oran 1.37:1 ama standart olarak kabul edilen oran diğeri) olduğu yıllardı. Aklınıza gelecek pek çok klasik film bu oranda çekildi. Bu oran 4x3 olarak da anılıyor. Yani görüntünün eni 4 birimse boyu 3 birim oluyor. Aşağıda 1.33:1 oranında bir resim görüyorsunuz.
Üstteki resimde 1.33:1 oranına Academy Standard dendiği dikkatinizi çekmiştir. Bunun nedeni bu oranın 1930 yılında Academy Of Motion Picture Arts And Scienses tarafından bir film standardı olarak kabul edilmiş olması. Bu resimde bir de NTSC yazısı görüyorsunuz. Bunun hikayesi de şöyle:
Sinema filmlerinin hangi formatta çekildiği aslında bizi doğrudan etkilemiyor. Fakat bir sinema filmini video, CD ya da DVD oynatıcılar yardımıyla televizyonunuzda izlemeye kalktığınızda bu etki suratınıza püskürtülen tazyikli su kadar çarpıcı olabiliyor. Televizyon endüstrisinin ilk yıllarında üreticiler televizyonlarının ekranının hangi boyutlarda olması gerektiğini düşündüler ve 1.33'e 1 oranını seçtiler. Tabii fazla seçenekleri de yoktu. Bu yüzden bu oranda çekilen filmlerin televizyona aktarılmasında boyutlar açısından bir sorun olmuyor. Bu yüzden o yıllarda Amerikan Televizyon Standartları Komitesi (National Television Standarts Committee) (NTSC) de televizyon yayınları için bu formatı standart format olarak belirlemiş. Şu anda da Amerikan televizyonlarının yayın formatına NTSC adı veriliyor.
1950'lere kadar çekilen filmlerin hemen hepsinin bu oranda çekildiğini söyledik. Bunlara birkaç örnek vermeden geçmeyelim. Aşağıdaki resimler ünlü klasiklerin DVD'lerinden alınan orjinal oranlarda resimler. Bu resimlere bakarak 1.33'e 1 oranını görebilirsiniz.

Dracula 1931
Gone With The Wind
The Wizard of Oz (1939)
It's A Beautiful Life (1946)
Televizyonların yaygınlaşması izleyiciler için oldukça olumlu bir gelişmeydi fakat bunun Hollywood yapımcıları için aynı derece olumlu olduğunu söyleyemeyiz. Evinde televizyon izlemekle meşgul olan izleyiciler sinemaya gelmeyi yavaş yavaş unutuyordu. Film yapımcıları bu durumdan kurtulmak için çareyi televizyonda görünenden farklı bir şeyler yapmakta buldular.
Yapımcıların başvurdukları yollardan biri çok kısa bir süre gündemde kalan ve pek de rabet görmeyen 3D film (3 boyutlu film) denemesiydi. Bu filmleri izlemek için özel gözlükler takılıyordu ve film size üç boyutlu bir ortam hissi veriyordu. Dediğimiz gibi bu yöntem pek işe yaramadı. Ama diğer yöntemin yolunu açmış oldu.
Diğer yöntem, bugüne kadar gelen widescreen teknolojisiydi. 1953'te 20'th Century Fox CinamaScope adlı teknolojiyi duyurdu. Bu teknoloji 10 yıldan daha fazla bir süre pek çok başka firma tarafından kullanıldı ve Panavision teknolojisinin yolunu açtı. O yıl widescreen formatında 5 film piyasaya sürüldü. Bir sonraki yıl 40 ve 1955'lere gelindiğinde 100'den fazla widescreen film üretilmiş oluyordu. Bugün film endüstrisinin özellikle de Hollywood'un geniş ölçüde kullandığı bir format olan widescreen'in standart olmuş iki tip oranı var. Biri Academy Flat ya da yalnızca Flat diye anılan 1.85: 1 diğeri ise Anamorphic Scope ya da (tahmin edeceğiniz gibi) sadece scope diye anılan 2.35:1 oranları. Bunlardan başka 1.66:1 ve 2.20:1(70mm) gibi AR.lar da var ama çok nadir olarak kullanıldıklarından bunlara değinmeyeceğiz. Aşağıdaki resimlerden bu oranların nasıl göründüğünü anlayabilirsiniz.
1.85 'e 1 oranının kullanıldığı bazı filmler arasında The English Patient (İngiliz Hasta), All the President's Men (Başkanın Adamları) ve Hitchkock'un klasiklerinden The Birds (Kuşlar) filmleri sayılabilir. 2.35'e 1 filmlere örnek olarak da Star Wars, Apocalypse Now ve Blade Runner gösterilebilir. Aşağıda English Patient (1.85:1) ve The Thin Red Line (İnce Kırmızı Hat) (2.35:1)'tan birer sahne görüyorsunuz. Burada bu iki oranın kendi aralarındaki farka ve 1.33:1 'den nasıl farklı göründüklerine de şahit oluyorsunuz.
Gelelim widescreen formatının televizyon ekranına aktarılmasına. Biraz düşünün bakalım. 1.85'e 1 ya da 2.35'e 1 boyutlarındaki bir görüntüyü nasıl 1.33'e 1 oranındaki (çoğunlukla) televizyon ekranına sığdırırsınız? Bunun genel anlamda kabul görmüş iki yöntemi var. Birincisi Pan&Scan dediğimiz yöntem. DVD kapaklarında "Full Frame" olarak da anılan bu yöntem filmin orjinaline yaptığı haksızlığın (bu benim düşüncem tabii) yanında televizyon yayınlarında, video kaset ve cd'lerde en çok kullanılan yöntem. Neden mi haksızlık diyorum? Çünkü bu yöntemin temeli filmin yüksekliğini ekrana tam olarak oturttuktan sonra yatayda kalan fazlalıkları yok etmeye dayalı. Daha açık anlatmak gerekirse, düşünün ki tv ekranımızın yüksekliği 1m, eni de 1.33 m uzunluğunda ve elimizde de eni 1.85m ya da 2.35m yüksekliği de 1m olan bir film var. Şimdi bu filmi pan&scan yöntemiyle tv ekranımıza aktaracağız. Bunun için filmi, yüksekliği ekranın yüksekliğiyle üst üste örtüşecek şekilde yerleştiriyoruz. Tabii haliyle yatayda 1.85:1 formatlı film için 0.85m, 2.35:1 'lik bir film için de 1.35 m fazlalık kalacak. Bunu da bir şekilde ortadan kaldıracağız. Video kameralar bunu yapmak için ileri geri hareket ederek asıl aksiyonu ekranın merkezinde tutacak şekilde fazlalıkları atıyorlar. Tabii bu nedenle bazen görüntünün %50'ye varabilen bir kısmını ekranımızda göremiyoruz.
Aşağıda bazı scope (2.35:1) filmlerin full frame göründüğünde ne içler acısı hallere geldiklerini gösteren bir kaç resim var. Full frame'in televizyonunuzda gördüğünüz görüntü olduğunu bir kez daha hatırlatarak yıllar boyu gözlerinize inanmanın sizi gerçekler konusunda nasıl yanılttığını anlamanız açısından bu resimleri biraz dikkatle incelemenizi tavsiye ederim.
İşte ünlü bilim kurgu klasiği Blade Runner (Bıçak Sırtı) 'dan bir görüntü. Soldaki resim filmin orjinal hali. Sağdaki resim ise bkonuşmakta olduğu Rachel'ı (Sean Young) göstermiyor olması da cabası.
Bu iki resim Clint Eastwood'un Man With No Name filminden alınmış. Bu sahnede Eastwood kasabaya yeni gelmiştir ve bir grup kanun kaçağının saldırısına uğramak üzeredir. Filmin yönetmeni Sergio Leone'un widescreende tüm ekrana yaydığı aksiyon full frame de daracık bir alana toplanmış ve etkileyiciliğinin büyük kısmını kaybetmiştir.
Daha fazla açıklama yapmaya gerek duymadığım için bir sonraki sayfada diğer filmlerden bazı örnekleri sadece görüntüleriyle sizlere sunuyorum. Filmin neleri ne kadar kaybettiğine siz karar verin.

October Sky
Bunları göstermişken bir kaç tane de 1.85:1 den full frame'e aktarılan görüntü gösterelim de "Olsun belki de 1.85:1 filmdir. Fazla kaybımız olmaz" diyenler kızarıp bozarsınlar. Ama şunu da kabul etmeliyiz ki burada kayıplar bir önceki kadar değil ve filmin bütünlüğüne etkisi de çok daha az.
Yukardaki resim Jason And The Argonauts'tan alınma bir resim. Filmde ****lden yapılmış bir heykel canlanıyor ve Jason ve ekibine saldırıyor. İki resim arasındaki yedi farkı bulabildiniz mi? Yedi mi daha fazla mı bilmiyorum ama önemli bir fark olduğu kesin. O da bahsi geçen Jason ve ekibinin heykeli resimde yalnız bırakmış olmaları.
Bu resim de As Good As It Gets'ten. Carol(Helen Hunt) ve Melvin (Jack Nicholson) karşılıklı konuşmaktalar. Ve gördüğünüz sahnede konuşan Carol olduğundan kamera ekranın büyük kısmını Carol'a ayırıyor. Tabii bu sırada Melvin'e biraz haksızlık etmiyor da değil.
LETTERBOX
Başta da söylediğim gibi widescreen formatı ekrana yansıtmanın iki yolu var. Birinci yol olan pan&scan'i anlatmış bulunmaktayım. Bu yüzden yolun yarısına geldim sayılır. Şimdi gelelim ikinci yönteme. Bu yöntemin adı, başlıktan da anlayacağınız gibi letterbox yöntemi. Belki adını yeni görüyorsunuz ama birazdan okuyacaklarınızdan sonra bu yolla yapılan filmlerin size pek de yabancı olmadığını göreceksiniz.
Pan&scan yönteminin temeli televizyon ekranının tamamını doldurmaya dayanıyordu. Fakat letterbox'ta tv ekranının ne kadar dolduğu bizim için önemli değil. Filmi orjinal oranlarında göstersin de gerisi boş kalsın ne fark eder? Boşlukları ne mi yapacağız? Canım siyah bantlar ne güne duruyor? Birini alta birini de üste koyduk mu iş tamam. Ne kadar kolaymış değil mi?
Üstteki açıklama bilimsellikten biraz uzak olduğundan bir de şu şekilde anlatalım. Biraz önce pan&scan'i açıklarken görüntünün yüksekliğini ekranın yüksekliğiyle çakışacak şekilde ayarlamış ve bu yüzden yatayda görüntü kaybıyla karşılaşmıştık. Şimdi letterbox yönteminde görüntünün eni ekranın eniyle örtüşecek şekilde görüntüyü yerleştiriyoruz. Tabii haliyle görüntünün yüksekliği ekranınkinden daha kısa kalıyor. Şimdi görüntüyü ister ekranın altına, ister üstüne isterseniz de düşey eksende hareket ettirerek istediğiniz yere koyun. Tabii pek çok tv yayıncısı ya da cd ya da video kaset üreticisi görüntüyü alttan ve üstten eşit uzaklığa yani ekranın ortasına koymayı daha uygun buluyor. Sanırım hepimiz de öyle düşünüyoruz. Artık filmimizi, aynen yönetmenin kameraya aldığı gibi görebiliyoruz. Hiçbir kayıp olmadan.
Gelelim letterbox'ın dezavantajlarına. Aslına bakarsanız ayrı bir paragraf ayıracak kadar dezavantajı yok. Hatta tek bir dezavantajı var: Görüntü biraz küçük oluyor. Pek çok tv seyircisi ekranlarında iki tane siyah bant görmekten memnun olmuyorlar. E bazen hak vermek de lazım. Düşünsenize aylar boyu biriktirdiğiniz ve herkesten gizli tuttuğunuz yüz milyonlarınızı 70 ekran bir düz kare ekran televizyona veriyor, patlamış mısırınızı elinize alıp ışığı kapatıyor ve tv'nin (tabii o şu anda sizin için bir tarihi eserden farksız) karşısına geçiyorsunuz. Bir de ne göresiniz ekranın yarısı siyah bantlarla kaplı. Şimdi ne mi yapacaksınız? Öncelikle filmi bu şekilde yayınlayan kanalı kutlayacaksınız çünkü en doğrusunu yapıyorlar. Ne yapalım canım, biz de maçları rahat seyrederiz deyip keyifle filmi seyretmeye devam edeceksiniz. Hem zaten sonuçta 57 ekran bir televizyona göre yine de daha büyük bir görüntü var karşınızda. Ben şahsen okuduğum yazılarda bundan başka bir dezavantajına rastlamadım. Bu da zaten görüntünün bir kısmını kaybetmeye oranla çok çok önemsiz bir deazavantaj bana göre. Siz farklı düşünen ve letterbox'ı lanetleyip şeytan icadı diye korkanlardan olabilirsiniz. Ama umarım hala bu siyah bantların televizyondaki ya da kanaldaki bir hatadan kaynaklandığını düşünenlerden değilsinizdir çünkü inanın böyle düşünenler de var ve bunun en büyük nedeni bu konuda halkın pek de fazla aydınlatılmamış olması. Eğer o bantları görmek istemezseniz size önerim paraya kıyıp mis gibi bir widescreen tv almak.
Aşağıda widescreen'in en yaygın kullanılan hali olan flat ve scope formatlarına birer örenek görüyorsunuz. İlk resim Good Will Hunting'den ve 1.85 formatında. İkincisi de 2.35'e 1'lik Rushmore'dan. Resimlerde bantların dışında kalan gerçek görüntüler filmin orjinal boyutlarındaki ve hiç bir kayıp olmadan tv ekranına yansımış halleri.
1.85:1 2.35:1
BAŞKA YÖNTEMLER
Hatırlarsanız pan&scan yönteminden bahsederken bu yönteme bazen full frame de dendiğini söylemiştik. Fakat artık bu tabirin yanlış bir tabir olduğunu söylemenin zamanı gelmiş bulunmakta. Biliyorum önce yanlışları öğretip sonra bunları yanlış olduğunu söylemek Türk eğitim sistemine özgü bir özellik ama ne yapalım, biz de bu okullardan çıktık işte. Aslına bakarsanız bunu sadece espri olsun diye söylüyorum çünkü bu tip eğitim bazen çok yararlı oluyor. Tıpkı şimdi olacağı gibi: İngilizce bilenleriniz full frame'in tam ekran, tam pencere ya da tam çerçeve gibi anlamlara geleceğini çoktan idrak etmişlerdir. Bilmeyenlerin de sanıyorum teşekkür etmeleri gerekiyor. Şimdi gelelim paragrafın başında bahsettiğim yanlışlığa. Full frame pan&scan'le tabii ki aynı şey değildir. Sadece görüntünün ekranın tamamını doldurmasına verilen addır. Çoğu zaman bunu yapmak için pan&scan kullanıldığından bu ikisi aynı anlamda kullanılmaktadır.
Şimdi size widescrenn filmleri full frame olarak tv ekranına getirmenin başka yöntemlerinden bahsedeceğim. Bunlarda biri bazı ünlü yönetmenlerin de (James Cameron gibi) kullandıkları, özel bir film/kamera lensi (merceği) yardımıyla gerçekleştirilen super 35 yöntemi. Burada filmi çeken yönetmen filmi full frame olacak şekilde çekiyor fakat sinemalarda gösterilen film, çekilen filmin bir kısmının atıldıktan sonra geriye kalan kısmı. Buna örnek olarak Wolfgang Peterson'ın çektiği Harrison Ford'un başrolde oynadığı Air Force One'dan.
İlk resim sinemada gösterilen widescreen, ikincisi ise televizyon ekranını dolduracak boyutlardaki full frame versiyonu. Film sinemada soldaki 2.35'e 1 haliyle gösterilmişti. Video kasetlerdeki görüntü ise sağda gördüğünüz resimdeki gibi. Sizin de tahmin ettiğiniz gibi sağdaki resimdeki beyaz çerçeve soldaki resmin aynısı. Çerçevenin dışındaki bölüm ise biz televizyon izleyicilerine sağlanan bir ayrıcalık sayılabilir. Bu yöntemi James Cameron Terminator 2, Titanic ve The Abyss filmlerinde kullandı.Hatta kendi filmlerinin full frame hallerini widescreen versiyonlarına tercih ettiğini bile söyleyen Cameron, www.thedigitalbits.com sitesinin söylediğine göre widescreen hayranlarını oldukça şaşırtmış.
İkinci yöntem biraz daha farklı ancak önemli bir dezavantajı var o da yalnız tamamı bilgisayarla yapılmış filmlerde kullanılabiliyor olması. Aşağıda Pixar'ın A Bug's Life filminden bir görüntü var. Siz önce ona bir bakın, açıklamayı sonra okursunuz.
Bu film bu yöntemin kullanıldığı tek film aslında çünkü oldukça zor ve zaman alan bir yöntemden bahsediyoruz. Bu filmde Pixar'ın animatörleri full frame görüntüyü oluşturmak için widescreen'deki karakterlerin yerini deiştiriyorlar. Tabii yine görüntüden çalmış oluyorlar. Yukardaki resimlerde olan da bu. Full frame'de gördüğünüz iki beyaz okla anlatılmak istenen şey ilk resimde önce sağdaki karıncanın yaprak üzerinde biraz sola taşındığı, sonra da yaprağın üzerindeki karıncalarla birlikte resmin biraz sağına ötelendiği.
Eveet, yazının sonuna geldik. Ne kadar sürç-i lisan etmişsek özür dileriz. Umarım aspect ratio ve widescreen hakkında umduğunuz bilgiyi bulmuşsunuzdur. DVD'lerin yaygınlaşmasıyla adını duyuran widescreen formatı, bir filmi tüm etkileyiciliğiyle izlemenin en iyi yolu ve bu yüzden sinema hayranlarının tv seçimi yaparken widescreen ekrana sahip ya da gerektiğinde widescreen moduna geçen televizyonlardan almalarını tavsiye etmeyi de unutmayalım. Tabi herkesin widescreen alacak kadar parası yok. Filmi orjinal bütünlüğüyle görmek isteyen bu çoğunluğa da önerimiz aldıkları video (DVD, VHS yada VideoCD) alırken tam ekran( Pan Scan) yerine widescreen formatındaki videoları seçmeleri.
[/FONT][/SIZE]
Konu AKTurkaN tarafından (01-02-2010 Saat 06:52 PM ) değiştirilmiştir.
Mehmet AKİF ERSOY' un ÇANAKKALE Şiiri
BURDAN
-
Hd Dvd Konusu
HD DVD ler standart DVD lerin geleceği olarak geliştirilmişlerdir. Standart DVD lerin üç katına kadar veri depolayabilirler. Bluray formatlıyla rekabetiyle bilinen HD DVD ler Sony'e karşılık Nec ve Toshiba ca desteklenmiştir. DVD Forum tarafından 19 Kasım 2003 te yapılan oylamada standart DVD lerin halefi olarark seçilmiştir. Yaygınlaşması için büyük destek olarak 2006 da Microsoft 2006 Kasım ında piyasaya sürülen olan oyun konsolu Xbox 360 ın HD DVD sürücüsünü destekleyebileceğini duyurdu.
31 Mart 2006 da Toshiba Japonya da ¥110,000 ($934) lık fiyatla ilk HD DVD oynatıcısı piyasaya çıktı. 18 Nisan 2006 da da Amerika Birleşik Devletlerinde piyasaya sürülüen HD DVD bu kez $499 ve $799 gibi daha uygun fiyatlar taşıyordu.
Mimarisi
HD DVD tek katmanda 15 GB ,çift katman söz konusu olduğunda ise 30 GB veri saklayabilir. HD DVD-RAM ise tek katmanda 20 GB ,çift katmanda 40 GB veri saklayabilir. Standart DVD formatıdna olduğu gibi, HD DVD nin veri saklayan tabakası yüzeyden 0.6 mm aşağısındadır. HD DVD leri diğer eski formatları da DVD-CD okuyabilir.
Hibrit Formatlar
Hibrit denilen melez formatlar ise diğer optik depolama aygıtları ile daha fazla uyun için geliştirilmiştir. HD DVD ler için standart formatı da destekleyen ve HD DVD okuyucuları için high definition videolar içeren iki çeşiti mevcuttur. Combo disk bir yüzünde DVD ve diğerinde HD DVD yüzeyi içeren ve herbiri iki katman olan disktir. İkiz diskler iki yüzü de üç tabakaya kadar veri tabakası içerebilen HD veya standart özellikteki DVD lerdir. Bu yeni teknoloji tek birimle yüksek oranda veri içerebiliyor ve standartları ortak büneyede toplamasından dolayı iki okuyucu yerine tek okuyucuya gerek duyduğundan son kullanıcılar için toplam masrafı azaltıyor..
3x DVD
Bu HD DVD formatında standart dvd ler üç katına kadar veri taşıyabiliyor. Ucuz maliyet arayan çoklu dvd dağıtıcıları için kullanışlı bir formattır. Fiziksel olarak eski DVD lerin türevi olması neden ucuz olduğunu açıklasa da yeni teknolojileri kullanan HD film dağıtıcıları için yeterince veri alanı ve kalite sağlayamaz.
Dosya Sistemi
Önceki formatlardaki gibi HD DVD de ISO 9669 veya UDF dosya sistemlerinin desteklemektedir.Şu an tüm HD DVD ler UDF 2.5 versiyonunu kullanmaktadırlar.
Ses
HD DVD optik taşıyıcılar 24-bit/192 kHz kodlamada a kadar iki kanallı , 24-bit/96 kHz kodlamada ise sekiz kanallı ses iletebilir.
Tüm HD DVD oynatıcılar sıkıştırılmamış PCM, Dolby Digital AC3, Dolby Digital EX, DTS ve Dolby TrueHD ses kodlamasını çözebilirler. Eğer varsa ikinci ses dosyası da benzer formatlarda veya codec eklentisiyle saklanabilir.
En yüksek ses kalitesi için HD DVD içerik sağlayıcıları PCM, Dolby TrueHD veya DTS-HD Master Audio dan birini tavsiye ederler..
Görüntü
HD DVD birçok farklı formatta görüntü taşınmasını destekler, düşük çözünürlükler için CIF ve SDTV, standart DVD lerce desteklenen formatlar ve 720p-1080i-1080p gibi HDTV formatlarını destekler.HD DVD MPEG2 ile kodlanan görüntüleri, VC-1 gibi yenilerini ve çokça kullanılan H.264/MPEG-4 kodlamalarını destekler.
Dijital Yayın Hakları
Ticari açıdan kullanılan HD DVD ler entegre edilmiş AACS LA lisans koruma teknolojisiyle dağıtılırlar. "Audio Watermark Protection" adlı HD DVD lisans koruma teknolojisinde ise HD DVD lerin içerdiği bir alıcı sayesinde duyulamayan ses ile kodlanan ve kopyalama veya açıktan kayıt ile elde edilemeyen veriler algılanır ve eğer yoklarsa/zarar görmüşlerse aygıtı okumaz.
Diğer bir uygulamada HDCP, donanımın tümümün ona uygun olmasını gerektirir ve kopyalamaya karşı önlem almayı hedefler, uyumlu okuyucu , monitör vs. gerektirir.
İnteraktif İçerik
İnteraktif içeriğe izin veren HDi sistemi kullanırlar. HDi: HTML, XML, CSS, SMIL, ECMAScript ve JavaScript gibi web tabanlı teknolojilerin kullanılmasına izin verir.
Donanım
Uyumluluk
Geriye uyumluluk tüm HD DVD sürücülerince desteklenecektir, kullanıcılar tek oynatıcıyla CD, DVD ve HD DVD oynatabilecek. Ayrıca zaten DVD ve HD DVD versiyonlarını tek birimde toplayan optik taşıyıcılar bulunmaktadır.
HD DVD Oynatıcılar
18 Nisan 2006 da , Toshiba firması HD-A1 ve HD-XA1 adlı ilk HD DVD oynatıcıları piyasaya sürdü. 2003 te Japonya da piyasaya sürülmüş ancak bu denli yaygınlaşmamış ve kullanım alanı bulamamıştı. İkinci nesil okuyucularında çıkması fazla uzun sürmedi ve 2006 yılının son çeyreğinde onlar da piyasadaki yerini aldı.
Universal Oynatıcılar (HD DVD + Blu-ray)
18 Ekim 2006 da Vidabox ilk iki HD formatını da destekleyen okuyucuyu duyurdu. VidaBox ve VidaMax adlı ürünler 24-bit renkte, 1080p çözünürlüğe kadar görüntüyü iki optik taşıyıcıdan da okuyabiliyorlardı.
13 Nisn 2007 de Samsung Duo HD player adındaki hibrit okuyucuyu duyurdu ve bu ortak okuyucular adına olumlu bir adım olarak tüketiciye yansımıştır.
Bilgisayar Sürücüleri
16 Mayıs 2006 da Toshiba ilk HD DVD-ROM sürücüsünü piyasaya sürdü. HP, Acer, Samsung, LG, Fujitsu diğer HD DVD sürücüsü üreticileri olmakta gecikmediler yalnız ülkemizde zaten pahalı olmaları, üstüne de binen yüksek vergiler sebebiyle, ekonomik şartlar da göz önünde bulundururarak yaygınlaşması ilk aşamada mümkün olmamış, üretim maliyetleri ve rekabetle birlikte artması beklenmektedir.
Microsoft'un 29 Ocak 2007 de piyasaya sürdüğü işletim sistemi Vista'da dahili ve oyun konsolu Xbox 360 da harici sürücü desteği verilmesiyle bilgisayar kullanıcıları açısından daha erişilir olmuştur.
Rip İsimleri ve Açiklamaları Konusunda Merak edilenler Hakkında Bilgi İçin TIKLA
http://www.divxlerim.com/showthread.php?p=452324#post452324
Konu AKTurkaN tarafından (07-11-2009 Saat 08:31 AM ) değiştirilmiştir.
Mehmet AKİF ERSOY' un ÇANAKKALE Şiiri
BURDAN
Yetkileriniz
- Konu Acma Yetkiniz Yok
- Cevap Yazma Yetkiniz Yok
- Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
- Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Forum Kuralları
ÜYELER İÇİN YASAL UYARI
Forum alanlarını kullanırken; 3.Şahısların kişilik ve gizlilik haklarını ihlal
edici iletiler yazmak, Pornografik görüntüler paylaşmak, Hak sahibinden izin
almadan MP3, Film, dizi, video, yazılım gibi eserleri doğrudan paylaşmak, ayrıca
ilgili lisans sahibi olmayan sitelere erişim için link paylaşmak hukuka ve
yasalara aykırıdır. T.C. yasalarına ve hukuka aykırı olan bu tür paylaşımlar
site içerisinde tespit edildiği veya hak sahibi tarafından şikayete konu olduğu
takdirde, kullanıcı siteden uzaklaştırılacağı gibi, sistem tarafından tutulan
kayıtlar, talepleri halinde yasal mercilere verilebilecektir.
HAK SAHİPLERİNE ve YASAL MAKAMLARA
Sitemiz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı
amaç edinmiştir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan “yer sağlayıcı” olarak
hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, site yönetiminin hukuka aykırı
içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebeple, sitemiz “uyar ve kaldır”
prensibini benimsemiştir. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir
biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri
veya meslek birlikleri,
Paylaş